Derneğimiz              
 
 

KABATAŞ DERGİSİ - SAYI 6

İçindekilere dönmek için tıklayın

 

Bankacılıktan eğitime destek

Geçtiğimiz günlerde Finansbank ve Kabataşlılar Derneği arasında imzalanan protokolle tüm Kabataşlılar'a çeşitli avantajlar sunmaya başlayan Finansbank'ın Bireysel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Mendi ve Tülay Akova ile Finansbank'ın sektördeki konumu ve Kabataşlılar'a sunduğu hizmetleri konuştuk.

Finansbank'ın genel yapısı nasıldır? Son dönemde bankacılıkta yaşanan değişimle birlikte stratejileriniz nelerdir?

Finansbank, 1987 yılında Hüsnü Özyeğin ve ortakları tarafından kuruluyor. O zamanlar tabii yaklaşık 1996-97 senesine kadar Finansbank kurumsal ve ticari bankacılık alanlarında faaliyet gösteriyor ve orada iyi bir pazar payına sahip oluyor. 1996-97 senelerinde bireysel bankacılığa girmeye karar veriliyor. Ve bu arada İsviçre'de bir banka açıyor. Yurt dışında açılan ilk Türk sermayeli banka. İsviçre'de özel bankacılık, kurumsal ve ticari bankacılık yapmaya başlıyor. Daha sonra yurt dışında yine Hollanda, Almanya ve Belçika'da bir banka kuruyor. Yurt dışındaki bankaların hepsi, o ülkenin kanunlarına göre açılmış, o ülkenin bankası. Almanya ve Belçika, Hollanda Finansbank'ın şubeleri olarak faaliyet gösteriyor. Daha sonra Rusya, sonra bir banka satın alarak Romanya'ya giriyor. Şu anda Romanya, Rusya, Hollanda, Almanya, Belçika, İsviçre'de bankalarımız var. Ve uzak ara diğer Türk bankalarından farklı bir yerimiz var. Orada bizim 2500'den fazla çalışanımız var şu anda. Her türlü bankacılığı yapıyoruz. Özellikle Romanya ve Rusya'da bireysel bankacılığa çok odaklanmış durumdayız. Şube sayılarımız 25'lerin üzerine çıktı iki yerde de. Orada biz yabancı bankalarla rekabet ediyoruz. Hollanda, Almanya, Belçika şubesiz bankacılık yapıyor; internetten ve telefondan. Bir operasyon merkezimiz var Almanya'da. Aynı zamanda bir telefon bankacılığı merkezimiz var yine Frankfurt'ta. Oradan 4 lisanda bütün ülkelere servis veriyor. İsviçre, ağırlıklı özel bankacılık yapıyor. Şu anda iyi bir portföye ulaşmış durumdayız. Türkiye'de 1996 senesinden sonra bireysel bankacılığa başlıyor ama esasen Finansbank'ın bireysel bankacılığa odaklanması 1-2 sene öncesine dayanıyor. İki sene önce, hem ekip olarak hem üst yönetim olarak bireysel bankacılığı büyütme kararı alınıyor. Aslında konjonktür de bunu gerektiriyor. Tüm bankalar kurumsal ve ticari bankacılığı devam ettiriyor ama diğer bölümlerin önemi çok artıyor. Biliyorsunuz kredi kartlarına biz 5-6 sene önce girdik ama şu anda %7'lerin üzerinde pazar payımız var, orada da çok iyi durumdayız. İş Bankası, Akbank, Yapı Kredi Bankası çok daha önce girmiş olmalarına rağmen çok rekabetçi bir durumdayız. Bizim çok güzel bir IT sistemimiz var, kendi sistemimizi kurduk, Call Banking sistemimizi kendimiz yazdık, gerçekten çok iyi bir ekip var orada da. Prosesler devamlı gözden geçiriliyor, işleyiş şeklimiz daima gözden geçiyor. Tabii bu değişimlere ayak uydurmamız gerekiyor. Sadece geçen sene 1500'e yakın yeni personel almışız. Böyle bir kan değişimi de, büyüme de var tabii.

İş yaşamınızdan, kendinizden söz eder misiniz?

Ben eski Citibank'lıyım aslında. Citibank bireysel bankacılığın kuruluşunda buradan Citibank'a geçtim. Daha önce benim FMCG geçmişim var yani BP'nin yenilemesi sırasında girdim. 6 sene BP, ondan sonra Citibank bireysel bankacılık kuruluşunda girdim daha sonra Citibank Londra'da iş geliştirme direktörü olarak çalıştım. Bütün bireysel bankacılık işlerinden sorumluydum. Ondan sonra Hollanda'ya geçtim. Finansbank Hollanda'da bireysel bankacılıktan sorumluydum. Kuruluşunda Almanya, Belçika, Hollanda bana bağlıydı. Orada bütün bu Call Center olsun, operasyon olsun, krediye girme yani birçok ürünü biz başlattık. Ondan sonra yaklaşık iki sene önce Bireysel Bankacılıktan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak Türkiye'ye geldim. Aslen inşaat mühendisiyim. Üst yönetimimiz de yoğunlukla aynı formasyonu almıştır. Enteresan, şans. Daha sonra işletme mastırı yaptım. Londra'da çalışırken London Business School'u bitirdim. Ondan sonra Türkiye'ye döndük. Şu anda Finansbank'ta Bireysel Bankacılık Bölümü'nü büyütüyoruz. Gerçekten son 1-1.5 sene bireysel bankacılık olarak baktığımız zaman tahmin ediyorum %100'ün altında büyü-düğümüz hiçbir ürün yok. Hem karlılıkta hem ürünlerin performansı olsun %100'ün üzerinde bir büyüme sağladık. Bu sene de inşallah benzer bir büyümeyi sağlayacağız.

Şu anda sıralamada yeriniz nedir?

Biz en büyük beş özel bankadan biriyiz şu anda. Bazı yerlerde biz daha öndeyiz, bazı yerlerde diğerleri, bu anlamda ilk beş arasındayız. Ve bizim amacımız Finansbank olarak orta vadede Türkiye'nin en büyük üç bankasından biri olmak. Bireysel bankacılıkta da benzer şeyi yapmak istiyoruz. İnşallah böyle giderse de olacak. Şimdi tabii yine ekonomiye baktığımız zaman, gelişen ülkelerle karşılaştırdığımız zaman kurumsaldan bireysele hatta küçük işletmelere kayış var. Bu iki bölüm çok önemli artık, bütün bankalar perakende bankacılık altında buraya odaklanıyor.

Sosyal sorumluluk projelerinizle ilgili de bilgi verir misiniz? Grup olarak projeleriniz var, hem de bunun dışında bankacılıkla birleştirdiğiniz projeleriniz var. Genel olarak bunlardan ve Kabataşlılar Derneği ile ilgili çalışmalardan bahseder misiniz?

Banka olarak sosyal sorumluluk projelerimiz var. Zaten grup olarak da baktığımız zaman grubun kendi vakıfları mevcut. Bunlardan biri AÇEV. Bu vakıf zaten kendi başına gerçekten çok başarılı bir kurum. Hatta geçtiğimiz senelerde ödül de aldı. Diğeri Finans Vakfı, bu vakıf 6000'den fazla öğrenciyi okutuyor ve okullar yaptırmıştır. Biz bunun çok reklamını yapmıyoruz ama gerçekten bu konuda grubumuz çok faal. Bizim, hem bankacılık faaliyetlerimizi destekleyen, hem de o kurumların da gelir elde etmesini sağlayacak olan bir topluma destek projemiz var. AÇEV, Çağdaş Yaşamı Destekleme Vakfı, Ekonomistler Platformu ve AKUT. Bu dört tane kurumu birleştirip onlara yardım etmek isteyen Finansbank müşterileri adına bir fon oluşturuyoruz. Bankamızda kullandıkları her üründe yaratılan hacmin bir kısmı bu sayede derneğe geri dönüyor. Bu üçlü işbirliği ile hem dernek üyeleri proje kapsamında avantajlı faiz oranlarından yararlanıyor, hem bankamız daimi ve sadık müşteri kazanıyor, hem de dernek gelir sağlamış oluyor. Ondan sonra kendi aralarında bu kurumlar bunu değerlendiriyorlar. Böyle bir çalışmamız var. Diğer bir olayımız da yine pilot olarak başladığımız; Diyarbakır'da test ettiğimiz, mikro kredi. Özellikle maddi gücü düşük olan bayanlar ya kendileri ya da grup oluşturarak bir fikir üretiyorlar. Örneğin inek alacağım, süt sağacağım, para kazanacağım diyorlar. Çok küçük meblağlarda, örneğin 500-1000 YTL gibi kredi veriliyor. Bu yurt dışında çok yapılan bir şey. Biz de buna pilot olarak başladık ve şu anda Rotary Grubu ile bir anlaşmamız var. Onlarla protokol imzaladık. Biz bu projemizi anlattık, onların da amacı bu tip insanlara para kazanmayı göstermek. Onu Rotary ile beraber yapıyoruz. Bunu da yaygınlaştıracağız. Belli başlı liselerle, üniversitelerle, bazı kulüplerle yaptığımız projeler var. Boğaziçi Üniversitesi, TED Ankara Koleji gibi okullar var. Onun dışında da bir de derneklerimiz var. Merkez Bankası Vakfı, Boğaziçi Mezunlar Derneği, TED Ankara Koleji Vakfı, Moda Deniz Kulübü, Beykoz Konakları Vakfı örnek olarak sayılabilir. Bu derneklerde yine benzer hizmetler götürüyoruz. PTT ile farklı projelerimiz var. Bu projeler çok önemli. Bunlara ek olarak kültür ve sanat alanında da aktif rol oynamaya başladık. İki yıldır "İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı'nın Resmi Bankası"yız. Tüm festivallerin sponsorluğunu aldık. İKSV bildiğiniz gibi tüm dünyada sayılan ve tanınan bir vakıf. Çok kaliteli işler yapıyorlar. Ülkemizdeki kültür ve sanat alanında en güçlü çalışmalar onlar tarafından yapılıyor. Onlara destek olarak toplumun kültür ve sanat olaylarına daha yakın olmalarını sağladığımıza inanıyoruz.

Finansbank toplumun bütün kesimlerine hitap edecek ürünler mi geliştiriyor?

Tülay Akova: Evet , Finansbank'ın toplumun bütün kesimlerine uygun olabilecek, herkesin ihtiyacını karşılayabilecek geniş bir ürün gamı var. Ve gün geçtikçe ürün gamımız genişlemeye devam ediyor. Kabataşlılar'la bir proje başlattık. Kabataş Türkiye'nin en eski okullarından biri, çok sayıda mezuna sahip. Okulun gelişen performansı var, Anadolu liseleri arasında giderek yükselen puanlarla öğrenci alıyor olması da bunu kanıtlıyor, aynı zamanda üniversite sınavlarında yeni mezunları da çok iyi skorlar yapıyorlar. Biz bu çalışmayı yürütürken gördük ki mezunlar arasında önemli bir dayanışma ve iş birliği var. Eski mezunlar, “şu anda okuyan öğrenciler için ne yapabiliriz” diye de bir çaba içindeler. Birlikte başlattığımız bu proje kapsamında, Kabataş mezunları Finansbank ürünlerini ne kadar çok kullanırlarsa, o ürünlerden elde edilen gelir, dernek ile paylaşıyor olacak ve derneğe bir gelir olarak dönecek. Bir sosyal sorumluluk olarak da bankamızın çok önem verdiği ve hassasiyet gösterdiği sosyal projelere katkı sağlaması, bu işbirliğinin ayrıca sevindirici bir yanıdır. Bu sayede dernek, elde ettiği bu geliri eski mezunlar olarak hem okulun geliştirilmesi için hem de yapacakları projelerde kullanabilecek. Bu şekilde derneğin yanı sıra bu katkıyı sağlayan Kabataş mezunları da bankamızın proje özelinde uygulanan kredi ve mevduat faiz oranlarından faydalanacak. Bankamız bireysel kredilerde daha düşük, mevduat ürünlerinde ise daha yüksek faiz oranı ile fiyatlama yapacak. Eski mezunlar proje özelinde uygulanan en avantajlı oranlar sayesinde de Finansbank'ın tüm ürünler ile çalıştığı birer daimi müşterisi olacaktır. Bu üçlü işbirliği ile Cardfinans ile yapılan her harcamada, alınan her kredide, bankamızdaki tasar-ruflarda, yaratılan tüm hacimden bir kısmını biz derneğe tekrar iade ediyoruz ve bu da okula ya da mezunlar derneğinin projelerine bir katkı sağlıyor. Bankamızın çok sayıda buna benzer projeleri mevcut. Finansbank'da çok Kabul gören bir proje bu. Çok da mantıklı bir uygulama. Boğaziçi Mezunlar Derneği ile halen yürütülen projemiz ilk uygulamalarından birdir. Mezunlar çok büyük ölçüde kullanıyorlar ve önemli ölçüde de gelir kaydederek, bunun mezunlar derneğine dönmesini sağlıyorlar. Ve tüm projelerimizde de bunun çok geliştiğini takip ediyoruz.

Bunun için Kabataşlılar'ın banka ile ilişkileri sırasında ne yapmaları gerekiyor ?

Tülay Akova: Biz bunu bir kampanya kodu altında takip ediyoruz. Kabataşlı olduklarını bildirmeleri lazım. Biraz halkayı genişleterek Kabataş mezunu olmayıp, Kabataş ailesine dahil olan eş ve çocuklarını da Kabataşlı olarak görüyoruz. Kredi kartlarında da aynı şekilde "Kabataşlılar" şeklinde kredi kartı basabiliyoruz. Aylık kahvaltı toplantıları var, orada oluyoruz. Her sene Mayıs ayında gerçekleşen, tüm mezunların katıldığı bir "pilav"ları var. Çok sayıda Kabataşlı'nın katılmayı tercih ettiği bu etkinlikte de Finansbank olarak yer alacağız. Biz de Türkiye'nin geneline yayılmış bir bankayız çok geniş bir ürün gamımız var. Bu ürün gamıyla Kabataşlılar'a ulaşmayı hedefliyoruz. Sadece İstanbul'da değil, tüm Türkiye'de bu projeyi duyurarak mezunları bankamızın sadık müşterileri haline getirmek istiyoruz. Kabataşlılar'ın birbirine çok bağlı olduğunu, yaptığım tüm toplantılarda bizzat gördüm. Önemli işleri olmasına rağmen, mesai ayırıp Kabataş için ne yapabiliriz diye bakıyorlar. Okulun performansı sahiden çok iyi gelişiyor. Onun için biz bu ekiple Kabataşlılar'a en iyi servisi nasıl veririz yaklaşımı içindeyiz.

İçindekilere dönmek için tıklayın