Derneğimiz              
 
 

KABATAŞ DERGİSİ - SAYI 4

İçindekilere dönmek için tıklayın

 

 

Bir bankacılık duayeni : Cahit Kocaömer

Cahit Kocaömer için İş Bankası, hayat tecrübelerinin kazanıldığı, insan ilişkilerinin çıkar ilişkilerinden önde tutulduğu bir okul olmuş, tıpkı Kabataş gibi. Hayatı ise çok sevdiği futbol maçları kadar zorlu ve heyecanlı geçmiş. Futbol, Kabataş ve İş Bankası... İşte Cahit Kocaömer'in hayatı...

Cahit Kocaömer iş Bankası'nın eski genel müdürlerinden. Şimdi Türkiye Sınaî Kalkınma Bankası Yönetim Kurulu Başkanı, Yaşı, İş Bankası'nın yaşından bir fazla, yani 81. 1947 yılının Aralık ayında, askerliğini bitirir bitirmez, havale servisinde memur olarak girmiş iş Bankası'na. 1990 yılma kadar da tam 43 yıl, şef, şube müdürü, genel müdür, yönetim kurulu üyesi olarak pek çok görevde bulunmuş. Kısacası o, yarım yüzyılı aşkın bir süredir iş Bankalı. Bankacılık sektörünün duayeni sayılan ve hala görev başında o an Cahit Kocaömer ile Kabataş Erkek Lisesi'nde geçirdiği ilk günlerden bankacılık dünyasındaki başarılarla dolu yıllarına uzanan keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

Çocukluk döneminizden bahseder misiniz?

Bir Cumhuriyet çocuğu olarak 1923’te doğdum. Hayatımın büyük bölümü Anadolu Hisarı'nda geçti, ilkokul­dan sonra Emirgan Ortaokulu'na gittim. Tüm çocukluğum

futbolla yoğruldu diyebilirim. Futbol oynamaya Hisar'ın spor kulübünde başladım, iyi birtakımımız vardı, ben santr­for oynardım. Kısa zamanda ikinci kümeden birinci kümeye geçtik. İlk maçımız Beykoz Sporla oldu. Beykoz'u, ardında da Vefa Spor'u yendik. Süleymaniye Sporla berabere kaldık. Dördüncü maçımız Galatasaray'aydı. Maç şimdiki Kadıköy Stadı'nda oldu. Galatasaray'da o zaman Katır Cemiller, Gündüz Kılıçlar, Kova Osmanlar vardı. Şimdi öyle iyi bir takım yok. Ya da bize öyle geliyor. Neyse, maçın İlk yarısı 1–1 bitti, ikinci yarı, daha sonra Kabataş'ta da beraber oynadığım, Sarı Muzaffer oyuna girdi. Bana çok yüklendi. Ben de, 'Bak Muzaffer ayağını eline veririm" dedim. Hakem bunu duyar duymaz düdüğü çaldı ve bana "Dışarı çık'1 dedi. "Neden?" diye sordum. "Ben muhtemel bir kazayı önlemeye çalışıyorum" dedi. Çok garip değil mi? Maç sonunda Galatasaray 2–1 yenmişti bizi. Çocukluğu­mun ilginç anılarından biridir bu benim İçin. Ortaokuldan sonra da Kabataş Erkek Lisesi'ne gittim.

İçindekilere dönmek için tıklayın