Derneğimiz              
 
 

KABATAŞ DERGİSİ - SAYI 3

İçindekilere dönmek için tıklayın

Prof. Dr. Özcan Köknel

 

Demokrasi ve Gençlik

Gençler, ancak demokratik rejîmlerde, anlamı kısaca toplum yönetimi olan, politikaya katılma olanağı bulabilirler. Eski Grek dilinden gelen "demokrasi", "kratos-halk" ve "kratos-iktidar" sözcüklerinden oluşur; "Halk İktidarı" anlamına gelir. Halkın egemen olduğu, yönetimin halk tarafından yapıldığı siyasal bir rejim olarak tanımlanan demokrasilerin tek güvencesi politikaya katılan gençlerin demokrasiye olan inançları ve bağlılıklarıdır.

Demokrasilerin yasaması ve gelişmesi, gençlerin bu rejim içerisinde ona saygı duyan, güvenen kişiler olarak yetişmesiyle olur. Kapalı rejimler içinde yaşayan gençler, o rejimi oluşturan güçlerden gelen de­ğerleri olduğu gibi kabul etmek zorundadırlar. Sadece demokratik rejimler, yetişen kuşaklara kişilik tanır, tartışma ortamını açık tutar. Demokratik ülkelerin hiçbirinde, gençlik kesiminin parlamentoya, dolayısıyla politikaya etkin olarak katılmasını engelleyecek bir geleneğe, yasaya, hükme rastlanamaz. Bu durum ülkemizde de böyledir.

Gencin inanç ve tutumları, çocukluk yıllarının aile ortamı içinde edindiği ve öz varlığına sindirdiği kişiliğin üzerinde şekillenir. Çocukluk ve gençlik yılları boyunca kazanılanlar gencin dünya görüşünü, demokrasiye inancını etkiler.

O halde demokrasiye inanma, bunu kişilîğin genel bir tutumu olarak kabullenme, çocukluk ve ilk gençlik çağının geçtiği çevre içinde oluşur.

Gençler toplumun aynasıdır. Nasıl tedir­gin ve sıkıntılı bir çocuk karşısında hemen düzensiz bir aile yapısı düşünülürse aynı belirtileri, politik görüşlerini, sert, saldır­gan, vurucu, kırıcı eylemlerle gösteren gençler ya da gençlik grupları karşısında düzensiz bir toplum yapısını düşünmek gereklidir. Gençliğin politik tutumu ve eylemleri , topluma tutulan bir büyüteçtir. Bundan yararlanmasını bilmek gereklidir.

Rejimler, gençliğin gücü oranında etkin olabilmesini sağlayacak "geçerli yolları" tanıdıkları oranda gençlik kesimini anlayabilecekler, bunalımları Önleyebileceklerdir.

Aksi halde, içinde yaşadığı topluma güvensiz, geleceğe kuşku ve endişe İçinde bakan tedirgin genci, topluma karşı eyleme geçirmek çok kolay olur.

Eski kuşaklar, demokratik anlayış için gerekli ortamı ve Örnekleri yeteri kadar aktaramamışlarsa gençlere daha büyük görev düşmektedir. Kendisi ve çevresi hakkında bilinçli olan, ülkenin geleceğinden sorumlu genç, demokratik anlayıştan sapan düşünce, davranış, tutum ve eylemlerinin içinde yaşadığı ortamdan, kendine aktarılan değerlerden kötü örneklerden geldiğini bilir. Bilinçli kişi davranışlarının nedenlerini bilirse onları düzeltmek, İstediği amaca yöneltmek olanağına sahiptir.

Çeşitli nedenlerle, demokrasi için gerekli ortamı ve Örnekleri veremeyen kuşakları suçlamanın pratik hiçbir yararı yoktur. Aksine suçlamaların yarattığı gerginlik sadece kuşaklar ve kişiler arasındaki gerginliği ve uçurumu derinleştirir. Genç, çabasını, politik görüşü ne olursa olsun, önce bunu rahatça söyleyebileceği, tartışabileceği bir ortamın doğması için harcamalıdır. Bu amaçla birleşen gençliğin yenemeyeceği hiçbir engel düşünülemez

İçindekilere dönmek için tıklayın