Derneğimiz              
 
 

KABATAŞ DERGİSİ - SAYI 2

İçindekilere dönmek için tıklayın

Geçen sayımızdan itibaren Oktay Tuncer’in anılarını yayınlamaya
başlamıştık. Tuncer, Kabataş dergisinde yayınlanan anılarına
“Sizleri özlüyorum. Bu sayfalar, beraberliğimizin bir başka yönü. Sizler varsınız içinde, olaylar, bendeki etkileri var. Günaydın diyerek başlıyorum. Hepinizi sevgilerimle selamlıyorum.” diyerek başlamıştı söze... Kaldığı yerden devam ediyor...

 

Yaşam Kesiti
Oktay Tuncer - Yorum


Geçen sayımızdan itibaren Oktay Tuncer’in anılarını yayınlamaya başlamıştık. Tuncer, Kabataş dergisinde yayınlanan anılarına “Sizleri özlüyorum. Bu sayfalar, beraberliğimizin bir başka yönü. Sizler varsınız içinde, olaylar, bendeki etkileri var. Günaydın diyerek başlıyorum. Hepinizi sevgilerimle selamlıyorum.” diyerek başlamıştı söze... Kaldığı yerden devam ediyor...

11.01.1995

Onat Kutlar’ı 9.05’te kaybettik. 36 kuşağının çok güzel insanlarından biri daha yok artık. Yeri hep boş kalacak.

Yağmur yağıyor. Lisedeki toplantıya katılamıyorum. Ayşen Erensoy katılacak.

Terakki’nin listelerini yazacağım. Cumaya teslim etmem lazım. Hafta sonunda da lise için çalışırım. Ev sıcak, gene çok yakıyor Ali Efendi. Son kağıtlar (ödev) masamda. Hafta sonunda her şey normale dönecek, Allah isterse. Akşam uyumak istedim. Kısa bir çalışmadan sonra yattım.

13.01.1995

Terakki’yi teslim ettim.
Ziya Tuncer’e uğradım. Yağış aralıklarla sürüyor.
Onat için büyüyen sevgi İstanbul’u sarıyor. Ne hazin günlerdeyiz Rabbim!Kar çağıran soğuklar. Ev iyi ısınıyor. Ancak geceleri de yanıyor. Bu, israf gibi geliyor bana.

14.01.1995

En güzel gün, Cuma,
Onat Kutlar toprağa verildi. Tanrı rahmetini esirgemesin.
Kabataş’ın sonuçlarını pazartesi veririm. Zamlar aylığımıza tam yansımamış. Gelecek ay durum belli olur. Terakki de artış yapar, bakalım ne olacak?

02.09.1995

Gece güzeldi. Tarçın kokuları
Uzak günlerden belki mayıs
Belki ilk saatlerde ılık bir yağmur.
Gece güzeldi, Dost yüzleri
Gibi akşamüstüler – Belki kırlangıç
Sesleri gezindi sokağı – çocuklar.
Eski resimlere yeniden bakmak
Zamanı biten nice insanı
Güne getirip yeniden yaşamak.
15.50 / Doğalgaz verildi Tanoba’ya. Mustafa Gürsoy’la bir süre söyleştik.

18.09.1995

Hastaneye yatıyorum. Yarın fıtık ameliyatı olacağım.
Çapa Genel Cerrahi (8. Cerrahi) 801 numaralı tek kişilik odaya yattım. Tülin refakatçim. Dolandık odaların açıldığı koridorlarda. Doktor Süleyman Özyalçın hiç yalnız bırakmıyor. Ön muayeneler, bir çok insan, görevli, öğrenci, uzman, çavuş...

19.09.1995

Prof. Dr. Selçuk Mercan 11.45 / 12.50 arasında fıtık işini halletti. Süleyman’ın narkoz ve sonrasında yardımları çok oldu. Dr. Ozan da çok zarif bir genç. Ağrılarım var. Liseden, müdür, başyardımcı, Meral Hanım, Ayşen Hanım, Canan Hanım, Nilgün Hanım ilk ziyaretçilerdi. Tülin yoruldu, ama tek başıma ne yapabilirim. Gelen çiçeklere ulaşamıyoruz, Kabataş-Terakki ve özel çiçekler odayı bayram yerine çevirdi. Komşularım (Özmaya), öğrencilerim, çiçeklerim.

14.11.1995

04.00, Tekin’in telefonu uyandırdı. Saatin kaç olduğunu kestiremeden. Açtım, Metin Şener yok artık. Bir ağaç daha eksildi bahçemizden. Güzel bir insandı. Şimdi 13.00 dolaylarıdır Avustralya’da saat. Tülin konuşma sesine kalktı, ardından Umut. Tülin çok üzgün: En sevdiği agasıydı. Tanrı taksiratını affetsin.

Telefonlar çalışıyor. Dostlar taziyet bildiriyorlar. Tülin yorgun.

İçindekilere dönmek için tıklayın