Derneğimiz              
 
 

KABATAŞLILAR BÜLTENİ - SAYI 20

Temmuz 2007

Bültenler Ana Sayfasına Dön

PİLAV GÜNÜ ÖNCESİ SON “DOSTLAR KAHVESİ”Nİ 27 MAYIS PAZAR GÜNÜ
KANTİNİMİZİN ÖNÜNDE YAPTIK


Kabataşlılar Derneği tarafından her ayın son Pazar günü yapılmakta olan ve bir gelenek haline gelen “Dostlar Kahvesi” adı altındaki açık büfe sabah kahvaltısının sonuncusunu 27 Mayıs 2007 Pazar günü sabahı okulumuz kantini önünde güzel bir havada yaptık. Derneğimiz yönetim kurulu üyelerinin kendi imkanları ile hazırladıkları kahvaltı büfesine gelen katılımcılar da poğaca ve börek tepsileri ile katkıda bulundular. Her kahvaltımıza katılan “Reçel Anneler” gurubu da yine bizlere katılmışdı. Kahvaltının sürprizi 8 aydır vatani görevini yapmakta olan kendi deyimi ile “Emekli çavuş “ Gençlik Komisyonu başkanımız Serdar Özuslu’nun da tezkere alarak aramıza dönüşü oldu. “Pilav Günü” komitemizin vazgeçilmez yöneticisi ve eski yönetim kurulu üyemiz Emre Acar da yine Pilav Günü arifesinde geçen yıl doğan oğlu Efe’yi getirmişti. Efe’nin 1. yaş gününü de bu seneki Pilav Günü’müzde kutlamayı düşünüyoruz.Ali Polat yine kahvaltımızın resimlerini çekerek anılaştırdıktan sonra başka bir festivale katılmak üzere erken kaçtı. Artık kahvaltılarda bizimle birlikte olmaya alışan okulumuzda okuyan ve yatılı olan Kabataşlı kardeşlerimiz de yine bizimle birlikteydi. Günün iki sohbet konusu vardı ki, ilki Fenerbahçe’nin Şampiyonluğu ikincisi ise bir hafta kalan Pilav Günü idi. Haziran ayının son Pazar günü yapılacak olan ve daha sonrası 2 aylık tatile girileceği için son olacak Dostlar Kahvesi’nde buluşulmak üzere sözleşerek kahvaltıdan ayrıldık.

 

 

“PİLAV GÜNܔ HEYECANIMIZI BU YIL MEZUNİYETLERİNİN 60 YILI PLAKETİNİ
ALAN AĞABEYLERİMİZ İLE YAŞADIK

 


Tarih 3 Haziran 2007 Pazar... Saat 10.00 u gösteriyor... Yer, bugüne kadar toplam 42 bin kadar öğrencinin eğitim aldığı ve önümüzdeki 2008 yılında 100. kuruluş yılını kutlayacağımız okulumuz, asırlık çınar ağacımız, Kabataş Erkek Lisesi... Ön bahçe, sahil şeridi, sınıflar ve koridorlar genci, yaşlısı ama ortak noktaları KABATAŞLI olanların “KIRMIZI...SİYAH...KABATAŞ...” üçlemeleri ile inliyor... Bahçede Kabataş renklerindeki bayrakların altına girmiş gençler, en çok da daha 10 senelik geçmişleri ile Kabataşlı kızlarımızın sesleri çıkıyor.“EN BÜYÜK KABATAŞ BAYRAMI GELENEKSEL PİLAV GÜNÜMÜZÜ KUTLUYORUZ.” Bu arada her yıl Üsküdar’dan kalkan ve Beşiktaş’a uğrayarak okula motorla gelen Kabataşlıların organizasyonunu bu sene üstlenmiş olan Nejat Gözen kardeşimiz ve ekibi de bu sefer Kadıköy’den başlayarak Üsküdar, Dolmabahçe, Beşiktaş’ta bekleyen 120 kadar Kabataşlıyı alarak motorla tören başlamadan okul sahiline yanaşıyorlar. Kadıköy’den binecek diye heyecanlandığımız Zeria Bali hocamız maalesef doktorları müsaade etmediği için motora binemeyerek bizlerle olamıyor. Motoru sis bombaları, korna sesleri ve renkli fişekler ile sahilde çoşkulu bir şekilde karşılıyoruz. Bu yıl her seneki Pilav Günlerinden daha fazla nostalji yaşanıyor. Çünkü tören sırasında en ön sıralarda nüfusları eski ama gönülleri genç, mezuniyetlerinin 60. yılı “Anı Plaketi”ni almaya gelmiş 60 Kabataşlı ağabeyimiz heyecanla oturuyorlar. 60 yıldır okula gelememişlerin yanında adını sık sık duyduğumuz bazı ağabeylerimiz de onların arasında yer alıyorlar. Mesela Hakkı Devrim, Cahit Kocaömer, Kaya Turgut, Süleyman Seba, Erdoğan Tanaltay, Anuştekin Tokgöz gibi... Onlar bizlerden daha da heyecanlılar. Bazılarına hayat arkadaşları, eşleri, bazılarına ise çocukları veya torunları eşlik etmişler. Okunan İstiklal Marşı ve saygı duruşundan sonra Okul Müdürümüz Sayın Recep Memiş’in “Hoş Geldiniz” konuşması ile törene başladık. Toplantılarımızın vazgeçilmez sunucusu edebiyat öğretmenimiz Gülşen Yarlı’nın güzel sunumları ile sırasıyla Okul Müdürümüz Sayın Recep Memiş, okuyan bir öğrenci kardeşimiz, Dernek Başkanımız Sayın İlhan Orhun, Vakıf Başkanımız Sayın Erol Demirdöven ile Vakıf Onursal Başkanımız Sayın Cahit Kocaömer konuşmalarını yaptılar. Sıra ödül törenine geldiğinde söz verdikleri halde rahatsızlanıp gelemeyen 9 ağabeyimizin haricinde gelen 60 ağabeyimiz anı plaketlerini aldılar. İçlerinden bazıları ödüllerini kendileri gibi Kabataş’ta okumuş oğulları, torunları ve yeğenlerinin ellerinden alma mutluluğunu yaşadılar. Resmi tören sona erdiğinde sıra okulu gezmeye, eski arkadaşlarla hasret gidermeye, sponsor masalarını dolaşmaya geldi. Bazıları da okudukları sınıfları bularak ders gördükleri sıralarında oturarak eski hayallere daldılar.Öğleyin karavanalar sahile sıralandı, derneğimiz ile sponsorlarımızdan Emin Catering, Sütaş ve 81 mezunlarının birlikte hazırladıkları etli pilav, ayran ve tulumba tatlısından oluşan menü hep birlikte yenildi. Sahilde kurulan sahnede Kabataş Orkestrası dinlenildi, Kabataşlı Doktorlar masası, Yaz Yemeği rezervasyon masası, Vakıf ve Mezunlar derneği masaları ziyaret edildi. Kabataşlılar Derneği masası ziyaretçiler ile dolup taştı. Her yaştan üyemiz aidatlarını yatırırken adreslerini güncelleştiriyor, bülten alıyor ve 100 kadar da kardeşimiz yeni üye olmak üzere müracaat ediyordu. Dernek masasındaki arkadaşlarımız gün bitene kadar yemek dahi düşünmeden özveri ile çalıştılar ve saat 16.00 ya geldiğinde Kabataşlılar birbirleri ile vedalaşarak seneye buluşmak üzere sözleşip okuldan ayrılmaya başladılar. Organizasyonun sorumlusu dernek üyesi arkadaşlarımız tekrar ortalığı toplayarak son enerjilerini de tükettiler. Daha sonra geçen yıl Pilav Günü doğan ve bu sene Pilav gününde 1 yaşına giren Pilav Komitesi sorumlusu Emre Acar’ın oğlu minik Efe’nin doğum gününde rahatlamak ve pilav gününe kadar geçen bir haftanın stresini atmak üzere Kabataşlılar Evi’ne gitmek üzere okuldan ayrıldık.
 



KABATAŞLILAR DERNEĞİ SPONSORLUĞUNDA İSTANBUL MUSİKİ VE KÜLTÜR DERNEĞİ’NİN
TÜRK SANAT MÜZİĞİ KONSERİNDE SOLİST YILDIRIM BEKÇİ BİZLERLE OLDU.
 


Her yıl okulumuzda Mayıs ayının son haftasında yapılmakta olan Kültür etkinliklerinin son gecesindeki Türk Sanat Müziği Konserine sponsor olan Kabataşlılar Derneği bu yıl da 17. si yapılan etkinliklerde 1 Haziran 2007 Cuma gecesindeki organizasyondan sorumlu oldu ve solist olarak Yıldırım Bekçi’yi zevkle dinlediğimiz bir konser izledik. Üyelerinin çoğunluğunu Kabataş mezunlarının teşkil ettiği ve çalışmalarını da okulumuz salonlarında yapan İstanbul Musiki ve Kültür Derneği her yıl Kültür Şenliğinin son gecesinde Kabataşlılar Derneği ile yaptıkları müşterek bir organizasyon ile Türk Sanat Müziği Konseri yapmakta ve Hamdi Saver salonundaki konserler de büyük bir beğeni ile izlenmektedir. Bu yıla kadar konserlerde şefliği üstlenen Necdet Tokatlıoğlu’nun ayrılması üzerine bu seneki konseri yeni şef İstanbul Radyosunun hoca sanatçısı Asuman Görgün Aslım hanımefendi yönetti. Konserin ilk bölümünde derneğin korosunda yer alan solistler sıra ile sevilen Türk Sanat Müziği eserlerini solo şarkılar ile seslendirirken salondaki izleyicilerde bu güzel eserlere zaman zaman eşlik ettiler. Konserin ikinci bölümünde önce şef Asuman Görgün Aslım’ı sazlar eşliğinde solo şarkılar ile dinledik. Kabataş mezunu olan eşi de bizlerle beraber izleyici olarak konserdeydi. Alkışlarla izlenen solosundan sonra Asuman Görgün Aslım “Şimdi de radyodan yakın arkadaşım ve gecenin sürpriz misafiri Yıldırım Bekçi’yi davet ediyorum” diyerek sahneye çağırdı. Yıldırım Bekçi okuduğu hicaz makamındaki eserler ile gönüllerimizi fethetti. Bir ara Hırsız Polis dizisi ile tanınan “Gecenin Karanlığında” adlı eserden bir kuble okuması üzerine dinleyicilerin ısrarı ve dernek başkanımızın ricası üzerine şarkı salondakilerin eşliği ile birlikte söylenildi. Son bölümde koro yine beraber ve solo şarkılarla geceyi sonlandırdı. Kabataş’ta henüz okuyan ve Türk Sanat Müziği aşığı iki kardeşimizin sahnede verdikleri çiçekler ve başkanımızın da teşekkürleri ile konser son bulurken gece kulaklarımızda hoş bir seda olarak kaldı.

 

 

MAYIS AYI KONUĞUMUZ 1955 MEZUNU AĞABEYİMİZ YARGITAY ONURSAL
CUMHURİYET BAŞSAVCISI SABİH KANADOĞLU BİZLERLE BERABERDİ



Kabataşlılar Derneği’nin aylık söyleşilerinin bu ayki konuğu 1955 mezunu ağabeyimiz Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu 30 Mayıs 2007 akşamı Hamdi Saver salonunda bizlerle birlikte oldu. Geçirdiği rahatsızlık sebebiyle söz verdiği halde söyleşiye katılabilmesi son iki güne kadar kesinleşemeyen Kanadoğlu 1948 mezunu Cevdet Kihtir ağabeyimizi ve Kabataşlı kardeşlerini kıramayarak toplantıya geldi. Hamdi Saver salonunu dolduran Kabataşlılar ile basın mensuplarının büyük bir ilgiyle izlediği söyleşiye erken gelen Sabih Kanadoğlu ile eşi bir süre okulumuz sahilinde dinlendikten sonra salona geçtiler. Türkçe öğretmenimiz Gülşen Yarlı’nın kısa bir biyografisini okuduğu Sabih Kanadoğlu alkışlar arasında sahneye davet edildi. Şöyleşiyi de dernek eski başkanlarımızdan Taner Kıral ev sahipliği yaparak yönetti. 1938 yılında Menemen’de doğan Sabih Kanadoğlu 1955 de Kabataş Erkek Lisesini ve sonra da Hukuk Fakültesini bitirdikten sonra sırası ile hakimlik, Cumhuriyet Savcılığı, Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı, Adli Yargı Komisyonu Üyeliği görevlerinde bulunmuş, 1994 ve 1998 yıllarında 2 defa Yargıtay 11. Daire Başkanlığına seçildikten sonra Cumhurbaşkanı Necdet Sezer tarafından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına seçilmiştir. Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı olarak emekli olmuştur. Söyleşinin yapıldığı 30 Mayıs günü de dahil olmak üzere Cumhuriyet Gazetesinde yazıları çıkan Sabih Kanadoğlu söyleşinin ilk dakikalarında Kabataşla ilgili anılarını anlattı ve seneler sonra yine okulda kendini evinde gibi huzurlu hissettiğini söyledikten sonra konusu “Çağdaş Demokrasi ve Türkiye” olan 45 dakika süren söyleşisine başladı. Atatürkçülük, Laiklik Kavramı, bunun dünyada ve Türkiye’deki yerini anlatan Kanadoğlu “Bugün için umudumuz gençlerimiz yani çocuklarımız ama onlara gerekli ilgiyi yeteri kadar göstermedik zannediyorum” diyerek konuşmasını sona erdirdi. Şöyleşinin 2. yarısında ise daha önce yazılı olarak 22 kişinin verdiği 26 adet soruyu Sabih Kanadoğlu , Taner Kıral’dan tek tek alarak 45 dakika boyunca cevaplandırdı. Dernek Başkanımız İlhan Orhun’unteşekkür ederek verdiği amblemimizi taşıyan tabağı alan Sabih Kanadoğlu alkışlar arasında sahneden indi. Arzu edenlerin katıldığı, yönetim kurulumuzun ev sahipliğini yaptığı Feriye Lokantası sahilindeki sohbet yemeğine sıra gelmişti. Gece geç saatlere kadar boğaz kıyısında, köprünün renklere büründüğü şovunun önünde ve güzel bir mehtap eşliğinde eski hatıralar konuşuldu, hocalar anıldı, toplantıda konuşulamayanlar gecenin konuları oldu.Dernek Yönetim Kurulu üyelerimiz, okul müdürümüz Recep Memiş ve Sabih Kanadoğlu ile eşi ve Cevdet Kihtir ağabeyimiz ile kızının katıldığı yemek zevkli geçen saatlerden sonra herkes iyi geceler temennisi ile vedalaştılar ve gece son buldu.


 


1956 MEZUNU AĞABEYİMİZ SÜLEYMAN SEBA İLE BİRLİKTE
YEDİĞİMİZ SOHBET YEMEĞİNDE “ANI TABAĞI”MIZI HEDİYE ETTİK



1956 mezunumuz Süleyman Seba ağabeyimizi Beşiktaşlı olsun veya olmasın, sporla ilgisi olsa da, olmasa da tanımayan yoktur. O Beşiktaş’ın “Efsane Başkanı”dır. Türk futbol dünyasına adını altın harflerle yazdırmış yaşayan bir futbol tarihidir. 61 yıl önce mezun olduğu okulu Kabataş Erkek Lisesi’ni ve Kabataşlı kardeşlerini hiç unutmadığı gibi her davet edildiğinde ister tören olsun, ister söyleşi muhakkak gelir ve bizlerle olur. İşte 18 Mayıs 2007 Cuma akşamı da okulumuz bahçesindeki Feriye Lokantası’nda Kabataşlılar Derneği üyelerimizden bir kısmı Süleyman Seba ağabeyimiz ile hem yemek yediler hem de eski Kabataş anıları ile futbol dünyamızın geçmişi üzerine sohbet ettiler.Dernek Başkanımız İlhan Orhun, eski başkanlarımızdan Taner Kıral, yönetim kurulu üyelerimizden Anıl Cansızoğlu ve Cevat Ongun ile Suat Nazaroğlu , Nejat Genç ile Talip Çolak’ın katıldıkları yemeğin sonunda Süleyman Seba’ya gecenin anısına ve şimdiye kadar Kabataşlılar Derneğine gösterdiği yakın ilgi nedeniyle üzerinde Kabataş Logosu’nun yer aldığı bir “Anı” tabağı hediye edildi. Geç saatlere kadar süren sohbet yemeğinden yaşayan bir tarih ile birlikte olmanın tadı ile Süleyman Seba ağabeyimiz ile vedalaşarak dağıldık.


OKUL MÜDÜRÜMÜZÜN PİLAV GÜNÜ YAPTIĞI KONUŞMA : KABATAŞ ERKEK LİSESİ BÜYÜKLÜĞÜNÜ
MEZUNLARINDAN ALMAKTA VE ONLARLA GURUR DUYMAKTADIR


Sayın Vakıf Onursal Başkanları, Sayın Vakıf Başkanı, Kabataşlılar Derneğinin Saygıdeğer Başkanı, Değerli Kabataşlılar, Saygıdeğer Konuklar,Basınımızın Değerli Temsilcileri,100 yıla yakın eğitim ve kültür hayatımıza önemli katkılarda bulunmuş olan Kabataş Erkek Lisesinin, kültürel faaliyetleri arasında yer alan ve Kabataşlılar arasında dostluk dayanışma ve vefa örneğini teşkil eden en büyük Kabataş Şöleni Pilav Günümüze hoş geldiniz. Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.Bilindiği üzere Kabataş Lisesi kurulduğu 1908 yılından itibaren ulu bir çınar ağacı gibi ülkemizin dört bir yanına kök salmış, Cumhuriyetimizin çağdaş, güçlü ve Atatürkçü en özenli eğitim kurumlarından birisi olup, Türkiye’mizin eğitimde nitelikli, kalitede öncü ve başarılarında Türkiye’mize yıldızlar yetiştiren saygınlığı kabul edilmiş önemli bir kültür yuvasıdır. Ülkemizin Çağdaş Medeniyet yolunda başarmak zorunda olduğu en önemli ülke sorunlarından biri şüphesiz ki Eğitimdir. Eğitim alanında yapacağımız gelişmeler ülkemiz nüfusunun çağın gereklerine uygun olarak yetiştirilmesi güçlü bir Türkiye için vazgeçilmez bir zorunluluktur. Eğitim sorunu çağın gereklerine uygun bir yapılanma ile çözüldüğü takdirde Türkiye Cumhuriyeti bütün sorunlarını kısa sürede aşabilecek bir güce kavuşacaktır. Büyük Atatürk’ün bizlere emanet ettiği kutsal Cumhuriyetle gerçek ilmin ışığında “ilelebet yaşayacaktır. Kabataş Erkek Lisesi 100. yılına doğru başarılı bir şekilde koşarken, yine Büyük Önderimiz Atatürk’ün ifadesinde yen alan “Cumhuriyet Sizden Fikri Hür, Vicdanı Hür Nesiller İster, Cumhuriyet İlmen ve Fikren Kuvvetli Muhafızlar İster” sözünü kendisine rehber edinmiş okulumuz, Cumhuriyeti Çağdaş Medeniyet seviyesinin üzerine çıkarma ülküsü doğrultusunda öğrencilerini yetiştirmekte ve ülkemizin hizmetine sunmaktadır. Kabataş Erkek Lisesi bugüne kadar yetiştirdiği nitelikli insan gücü ile ülkemize başarılı hizmetlerde bulunmuş, mezunlarının üstün hizmet anlayışı ve başarıları ile övünmüştür. Kabataş Lisesi büyüklüğünü ve gücünü gerçekte mezunlarından almaktadır ve onlarla gurur duymaktadır. Bilindiği gibi okulumuz Anadolu Lisesi statüsünde olup, hazırlık + 4 yıl eğitim veren bir orta öğretim kurumudur. Yabancı Dili İngilizce, ikinci yabancı dili Fransızcadır. Bugün itibarıyla 28 derslik, 3 Fen Bilimleri, 2 Bilgisayar, 1 Sosyal Bilimler Laboratuarı, Kapalı Spor Salonu, Kütüphane, 2 Resim, 2 Müzik Atölyesi şeklinde yapılanmıştır. 15 sınıfında ve Laboratuarlarında bilgisayar, internet ve projeksiyon destekli interaktif sisteme dayalı ders yapabilmektedir. Okulumuzun pansiyon binası dahil her yerinden kablolu ve kablosuz sınırsız internet erişimi mevcut olup, kantin ve bahçe alanında da kablosuz internet hizmeti verilebilmektedir. Saygıdeğer Kabataşlıl Kabataş Erkek Lisesi sistematik olarak bir devlet lisesi olmakla birlikte aynı zamanda Vakıf destekli bir eğitim kurumudur. Kabataş Lisesi Mezunlarının kurduğu Kabataş Erkek Lisesi Eğitim Vakfı elde ettiği gelirlerinin önemli bir kısmını her ay başta personel-güvenlik ve temizlik ihtiyacı ile gerekli, araç ve gereç alımında harcamakta ve okulumuza destek olmaktadır. Gün geçtikçe artan okul ihtiyacı ve yapılarımızın tarihi olması sebebiyle ortaya çıkan onarım zorunluluğu bütün Kabataşlılara okulumuzun yanında olma ve destek verme zorunluluğunu ortaya çıkarmaktadır. Diğer taraftan Kabataş Lisesi Mezunlarının kurduğu Kabataşlılar Derneği önemli bir sivil toplum kuruluşumuz olup, her geçen gün artan bir destekle okulumuz öğrencilerine burs vermekte ve yardımlarını okulumuza yöneltmektedir. Okulumuza katkıda bulunan Vakıf, Dernek ve tüm kuruluşlar ile Kabataşlılara teşekkür ediyorum. Kabataş Camiası bugün, Okul Müdürlüğü, Eğitim Vakfı ve Kabataşlılar Derneğinden oluşan güçlü bir sacayağı yapısına sahiptir. Bu sacayaklarından her biri çok önemlidir ve gereklidir. Bu üç kuruluşun tek ve önemli amacı Kabataş Erkek Lisesini daha güçlü daha başarılı ve daha çağdaş bir kurum olarak yaşatmaktır. Bunun için okul, vakıf ve dernek bir bütünlük ve dayanışma ile hareket etmeli güçlü bir Kabataş ailesi yaratmalıdır.Pilav gününün amacı Kabataş mezunlarını ve dostlarını bir araya getirmek, birlik, kardeşlik, dayanışma içerisinde bir bütünlük ortaya çıkarmaktır. Bugün burada sergilenen barış kardeşlik ve sevginin, ülkemizin her köşesinde her kurumunda ve her insanında hâkim olması düşüncesiyle, tekrar hoş geldiniz diyor, Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.


RECEP MEMİŞ
Kabataş Erkek Lisesi Müdürü

 

 

Bugün Ortaköy'de, «60'ıncı yıldönümü»nü

kutlayan hortlaklardan biri de benim

Hakkı DEVRİM        

            
Boğaziçi Üniversitesi'nde bir toplantıdaydık. Pek güzel yüzlü bir kız öğrenci geldi, bana doğru eğildi.
– Siz geldiğinizde dikkat ettim, dedi; yakanız boştu.
Anlamadım dediğini.
– Bakın size bir rozet getirdim. Takar mısınız, dedi.
Baktım, Kabataş rozeti. Benimkini ne zaman kaybettiğimi hatırlamıyorum. Taktım yenisini yakama. Torunum yaşındaki okul arkadaşıma teşekkür ettim.
Nasıl sevindiğimi anlatamam.
Masamdaki takvime iliştirdim rozetimi, bu sabah unutmayayım diye.
Evet, Ortaköy'deyiz bugün. Kabataşlıların pilav günü.
Birkaç ay önce gene okuldaydık. Okul arkadaşım olan torunlarıma pilav günü de birlikte olacağımızı söyledim.
– İhmal etmeyin ama, söz verdiniz, bekleyeceğiz, dediler.
Onlar cıvıl cıvıl salonda, ben sahnedeyim.
– Neden bu kadar kararlı olduğumu da anlatayım size.
Yıllar önce gene lisede, bu salondaydık. 1997 yılıydı. Ben de sahnede sebilhane bardağı gibi yan yana dizilenler arasındayım. Mezuniyetimizin 50'nci yılını kutluyoruz.
Yerimize oturduk. Kürsüden teşekkür edenleri, okul hatıralarını anlatanları dinliyoruz. Sağımda Nurullah Gezgin oturuyor, solumda Nüzhet Parkan. (Bugün onlarla bir kere daha bir arada olma şansından mahrumum.)
Kürsüdekilerden biri dikkatimi çekti. Oraya çıkanların hepsi, bizim gibi ellilikler. Başka sınıflardan da olsa, adını hatırlamadıklarımızın bile yüzleri çok tanıdık. Ama bir süredir kürsüde bir şeyler anlatan biri var ki, onu hiç mi hiç tanımıyorum.
Nüzhet'in hafızası kuvvetlidir. Ona eğildim:
– O konuşanı tanıyor musun, dedim. Ben çıkaramadım.
– Çıkaramazsın, bizden değil.
– Ya kimlerdenmiş? Tanımadığımız bir öğretmen filan mı?
– Yok oğlum, dedi; o hortlak takımından biri. Boşuna yorma nazik kafanı.
– Sululuğu bırak şimdi.
– Yahu hortlak dedim ya. Onun altmışıncı yılıymış. Başka da altmışlık yok, bak etrafta.
Bir süre gözlerimi ayıramadım, mezuniyetinin altmışıncı yılını tek başına kutlamaya gelmiş olan Kabataşlıdan.
Bugün rıhtımda birçok altmışlık bir arada olacağız, diye çıkacağım evden. Unutmadım, rozetimi taktım. Umarım onu bana hediye eden torunumu da orada tekrar göreceğim.
Hava güzeldir inşallah, mektebin rıhtımını çok severim. Birçok arkadaşımı bir kere daha görmek ümidiyle oradayım. Yetmişinci yıla kadar da sabredecek değiliz ya! (Nüzhet olmayınca, hatırlayamadığım adları ben kime soracağım bugün? O adlarıyla kalmaz, numaralarını da fısıldardı kulağıma!)
Biz Boğaz çocukları, bir gün Kabataş Liseli olmak ümidiyle büyürdük. Benim Beşiktaş 1. Ortaokulu diye gittiğim mektep de bir yıl öncesine kadar Kabataş'ın orta kısmıydı. Bütün Boğaz'da bir de Feyziâti Lisesi vardı, adı sonradan Boğaziçi Lisesi olan. Arnavutköy ve Bebek'te Amerikan Kız Koleji ve Robert Kolej ile karşıdaki tepede Kandilli Kız Lisesi.
Kabataş ile Kandilli devlet okullarıydı; diğerleri özel, paralı okullar. Ve mevcudumuz bu okullardan ibaretti. Ha bir de Ortaköy'den Kuruçeşme'ye uzanan yolun hemen başında, o da rıhtımda yer alan Gaziosmanpaşa Ortaokulu.
Boğaz köyleri, savaş yıllarında, çok mütevazı ailelerin oturduğu semtlerdi. Çoğu yalılarda mesken tutmuş, Bebek'te, Yeniköy'de, Sarıyer'de, Anadolu kıyısında varlıklı ailelerin ahfadına da rastlanırdı belki, ama sahiden zengin aileler tek tek sayılacak kadar azdı. Onların çocukları da herhalde paralı okullara giderdi.
Ben bizim sınıfın yarıya yakınının, kışın giyecek paltosu, pardösüsü olmadığını biliyorum. Üstlük asacak kancaların çoğu, kış aylarında da boş dururdu. Kantinden her gün gidip istediğini alabilen mutlu çocuklar parmakla sayılacak kadar azdı o zamanlar.
Benim çocuklarım, onların çocukları da özel-paralı liselerde okudular. Öğrenci hikâyeleri hâlâ eksilmedi evimizde. Bu sayede okullarda havanın ve kürsülerdeki hocaların ne kadar değiştiğinden haberdarım.
Bir karşılaştırma yaparken gene de duraksarım. Bizim hocalarımızı benim gözümde o kadar büyüten, yoksa onların «rahle-i tedrîsinde»yken, bir bacaksızlar ordusunun efradından ibaret oluşumuz muydu, diye?
Kadın öğretmen hemen de hiç yoktu, diyebilirim. Biz son sınıftayken iki hanım geldi nihayet. Zamanla çoğaldılar. Liselerimizin adında o zaman «Kız» ve «Erkek» kelimeleri de mutlaka bulunurdu; yanlış bir mektebe başvurmayalım, diye herhalde. Söylemiştim galiba. Ben hâlâ irkilirim, bir kız çocuğu Kabataş, Galatasaray, İstanbul Lisesi mezunuyum, dediği zaman.
– Daha neler estağfurullah, diyesim gelir de söylemem.
Bugün, cıvıl cıvıl bir kalabalığın içinde yalnızlığımı, daha doğrusu fazlaca azalmışlığımızı görerek hüzünlenir miyim, diye bir endişem de yok değil.
Çoğu, benim üzerimde de derin izler bırakmış olan hocalarımızı, mektebin koridorlarında dolaşır, sınıflara girip çıkarken, hâlâ bir aradaymışız gibi, daha çok hatırlıyorum, daha çok hissediyorum.
Bugün, tertemiz havasını bir kere daha içime çekerek mutlu olacağım bu yuva, benim için dünyanın gelmiş geçmiş en önemli mektebi.
Hatırlayabildiğim en eski arkadaşlarımla, yılda veya on yılda bir de olsa, buluşabildiğim başka bir yer var mı?



 

13 HAZİRDAKİ YAZ YEMEĞİMİZDE
“KABATAŞ AİLESİ” OLARAK
BERABERLİK ÖRNEĞİ SERGİLEDİK



 13 Haziran 2007 Çarşamba gecesi Kabataşlılar Derneği’nin Geleneksel Yaz Yemeği’nin “KABATAŞLILAR” için ayrı bir önemi vardı. Çünkü o gece her yaştan ve Kabataş’ın başka derneklerinden olsun, Eğitim Vakfımızdan olsun veya hiçbir derneğe üye olmasın, bütün katılan Kabataşlılar bir birlik ve beraberlik sergileyerek “Kabataş Ailesi” olduklarını ilan etmiş oldular.Feriye Lokantası’nın sahilinde yapılan yemekte kimler yoktu ki? Kabataşlılar Derneği’nin yönetim kurulu üyelerinin ev sahipliğinde, Okulumuz müdürümüz Recep Memiş, müdür başyardımcımız Emeti Akanpınar, müdür yardımcımız Şemsettin Dana, Beşiktaş İlçe Milli Eğitim Müdürü Şeref Çalışır, Kağıthane İlçe Milli Eğitim Müdürü Servet Bakırcı, Kabataş Eğitim Vakfı’nın Başkan yardımcısı Prof.Naci Karaağaç ile Vakıf Yönetim Kurulu üyeleri, Talip Çolak ile Prof. Necdet Aras ve mütevelli heyetinden bir grup arkadaşı, Kabataş Mezunlar Derneği başkanı Ümit Pınaroba ve yönetim kurulu üyesi Hale Acun ile mezuniyetlerinin 40. yılı anı plaketini alacak olan 1967 mezunu 40 ağabeyimiz ile eşleri ve çocukları... Gece boyunca hep birlikte eğlendik, eğlendirdik, anılarımızın arasına bu geceyi de katmış olduk. Aylardır süren araştırmalar sonucu ancak 1967 mezunu 40 ağabeyimize ulaşabilmiş ve onları davet edebilmiştik. Son gün son dakikaya kadar da gelen rezervasyonları kabul etmemize rağmen tam 145 kişi olarak Feriye’nin bize ayrılan yerini doldurduk.Gecenin müziklerini 67 liler arasından kendi lise yıllarının müziklerini arşivleyen Melih Nevşehirli ağabeyimizin hazırladığı cd lerden dinledik. Kokteyl sonrası yemek son dakikaya kadar hasta olduğunu bilerek üzüldüğümüz ve sürpriz şekilde gelerek mikrofona sahip çıkan Nabi Cücük’ün konuşması ile başlamış oldu. İlk konuşmayı yapan dernek başkan yardımcısı Cevat Ongun katılanların tek tek adlarını saymadan “HOŞGELDİNİZ KABATAŞ AİLESİ” diyerek bir bütün olduğumuzu ifade etti ve yurtdışında olduğu için aramızda olamayan ama kalbi ve aklı bizlerle orada olan Dernek başkanımız İlhan Orhun ile Yönetim Kurulu üyeleri adına iyi eğlenceler dileyerek konuşmasını bitirdi. Sırası ile misafir İlçe Milli Eğitim Müdürlerimiz, Okul Müdürümüz Recep Memiş, Vakıf Başkan Yardımcımız Naci Karaağaç, Okul Aile Birliği Başkanı ile Mezunlar Derneği başkanı Ümit Pınaroba’nın konuşmaları sonrasında sıra anı plaketlerinin verilmesine gelmişti. Prof. Osman İnci ile 3 Fen D li arkadaşları tam 17 Kabataşlı başlarında Kabataş Amblemli şapkalar ile gelerek anı plaketlerini Okul Müdürümüz Recep Memiş’ten aldılar ve hemen okul girişindeki merdivenlere koşarak gecenin anısına toplu halde resim çektirdiler.Diğer sınıflardan geceye katılan 67 mezunları da üçerli, dörderli gruplar halinde sahneye çıkarak ödüllerini misafir protokol ile eski dernek başkanlarının ellerinden aldılar. Gecelerin vazgeçilmez sunucusu Nabi Cücük de bu görevini yönetim kurulu üyelerimiz Dr. Gülşah Oktay ile Pınar Tuba Biçmen’e devretmiş olmanın rahatlığı içindeydi. Yine de katılanları Türkiye’nin çeşitli bölgelerinin oyunları için sahneye davet etmekte hızını alamayınca 10. yıl marşını söylemek için sabırsızlanan Anıl Cansızoğlu “Korkarım Nabi bölge kalmayınca Asurlular ile Hititlileri de çağırmaya başlayacak” diye endişesini belirtirken herkes gülmekten kendilerini alamadı. Arnavut havalarından, roman havalarına, Kafkas müziklerinden Karadeniz müziklerine hepsi çalındı ve ortaya çıkanlar hünerlerini sergilediler. Geç saatlere kadar süren eğlencenin sonunda Beşiktaş Belediyesi’nin sponsor olarak dağıttığı bayrakları ellerinde sallayan Kabataşlılar hep beraber 2 defa tekrarlanan 10. yıl marşı ile geceyi noktaladılar.Geceye katılanlar ev sahibi Kabataşlılar Derneği yönetim kurulu üyelerine teşekkür ederek ayrılırken 50 ve 60. yıl plaket törenlerinde buluşabilme sözleri ile evlerinin yollarını tuttular. Ev sahibi Kabataşlılar Derneği üyeleride astıkları bayrak ve afişleri toplayarak geceyi sonlandırdılar.

 

 

 DERNEĞİMİZİN DESTEK OLDUĞU “KABATAŞ ERKEK LİSESİ 17. KÜLTÜR
VE SANAT ŞENLİĞİ” HAREKETLİ GEÇTİ


Her sene Mayıs ayının son haftası yapılmakta olan ve okulda okuyan kardeşlerimizin kendi çalışmaları ve imkanları ile hazırladıkları, Derneğimizin de destek olduğu Kültür ve Sanat Şenliği’nin 17. si de bu sene 30-31 Mayıs ve 1 Haziran 2007 tarihlerinde yapıldı. Yoğun bir program ile hareketli ve neşeli geçen etkinliklerin bu yılki sürprizi diğer İstanbul okullarında okuyan öğrenci kardeşlerimizin de davetli olmalarıydı. Okulumuz sahili 3 gün süresince adeta bir panayır havasına bürünmüş, dondurmacısı, kumpircisi, dönercisi, şapkacısı, tişortcusu sahili doldurarak etkinlikleri renklendirmişlerdi. Şenlik boyunca okulumuzdaki kardeşlerimize destek vermeye çalışan Kabataşlılar Derneği geçen senelerde olduğu gibi sabah kahvaltısı ve bazı konserler ile söyleşi yapacakların irtibatını üstlenmişti. Simit, peynir, domates ve salatalıktan oluşan sabah kahvaltısının teminini üstlenmiştik. Bu seneki etkinlikler sergiler, konserler, söyleşiler ile film gösterileri olarak 4 bölümden meydana gelmişti. Dolu dolu bir izleyici grubuna da hitap etti. İlk gün yapılan açılış konuşması sonrasında her sabah film gösterilerinde “Amelie”, “Leon”, “Karanlıkta Dans” filmlerini seyrettik. Konuşmacılar ise “Tarihçi yazar” Hıfzı Topuz, Tanınmış spor adamı ve yazar Rıdvan Dilmen, radyocu Cem Arslan ve Cezmi Ersöz ile Rıfat Ilgaz’ın oğlu Aydın Ilgaz idi. Konserlerde okulumuz pop ve folklor orkestralarını, Gamgama grubunu, Bülent Ortaçgil, Galatasaray Lisesi Orkestrası, Zardanadam grubunu, Direkt-4 ü, Çengelli İğne ve Gripin gruplarını izledik ve dinledik. Tiyatro olarak da “Mahşeri-Cümbüş” adlı oyunu seyrettik. Şenliğin son gecesi okulumuzda çalışma yapan İstanbul Kültür ve Musiki Derneğinin Kabataşlılar Derneği sponsorluğunda Yıldırım Bekçi’nin de solist olduğu Türk Sanat Müziği Konseri ile sona erdi.

 

 

 PİLAV GÜNÜ SPONSORLARIMIZA TEŞEKKÜRLER



Kabataşlılar Derneği olarak Pilav Günü’müzde bizi yalnız bırakmayarak destek veren aşağıdaki sponsorlarımıza teşekkür ederiz.
Ana Sponsorumuz:
Netron Teknoloji
Diğer Sponsorlarımız:
Beşiktaş Belediyesi
Emin Catering
Sütaş
Finansbank
Rehau Pencere Sistemleri
Best FM
Kanal D
88 Mezunlarımız
 



KABATAŞLI ÖĞRENCİLERİN SANDALLA KAÇTIKLARI DENİZ YOLUYLA BU DEFA
ÖĞRETMENLERİMİZİ KAÇIRDIK

 

Son dört yıldan beri okulumuz öğretmenleri ile kurul toplantısı sonrası yaptığımız motor gezisini bu sene de 18 Haziran 2007 pazartesi günü Boğaza Rumeli Kavağı’na yaptık. Bütün sene Kabataşlı öğrencileri yetiştirebilmek için büyük bir özveri ile çalışan öğretmenlerimizi son kurul toplantısının ardından bir motor gezisine çıkartıp onlara birkaç neşeli saat geçirmelerini sağlamayı bir görev bildiğimiz Kabataşlılar Derneği olarak bu sene de okulumuz sahiline yanaşan ve her sene bizi taşıyan Ali Kaptan yönetimindeki Morfil adlı motora öğretmenlerimiz aileleri ve çocukları ile birlikte bindik. Başta müdürümüz Recep Memiş, müdür başyardımcımız Emeti Akanpınar ve müdür yardımcıları da bizimle birlikte olup okulda da yakında dünya evine giren müdür yardımcısı Altuğ Keskin hocamızı nöbete bırakmışlardı. Dernek başkanımız İlhan Orhun yurt dışında, yönetim kurulu üyeleri de hafta içi görevlerinde oldukları için Kabataşlılar Derneği’ni ev sahibi olarak başkan yardımcısı Cevat Ongun ile dernek sekreterlerimiz temsil ettiler. Yola çıktıktan sonra herkesin ağzında bir espiri dolaşmaya başlamıştı:” Öğrencilerimiz çağırdıkları sandallarla sene içinde deniz yoluyla okuldan nasıl kaçıyorlarsa biz öğretmenler de senede bir kere aynı yolu deneyerek okuldan kaçıyoruz.”( Bu okuldan kaçma espirine sebep öğretmenlerimizin de aslında o gün tam mesaide görünmeleri ve idari izinle geziye gelmeleri yüzündendi.) 1.5 saatlik bir yolculuk sonrası Rumeli Kavağında hep birlikte balıkları ve midye tavaları yedik. İki saatlik moladan sonra da yine motora binerek dönüş yolunu tuttuk. Dernek olarak her toplantımıza katılıp bizleri yalnız bırakmayan ve güzel sesi, özel
sunumları ile bizlerle olan Türkçe öğretmenimiz Gülşen Yarlı’ya da gezi sırasında bir anı plaketi vererek teşekkür ettik. Dönüş yolunda herkes keyiflenmişti. Çekilen toplu ve ikili, üçlü hatıra resimlerinden sonra Müzik öğretmenimiz Işılar Tangut ve Beden eğitimi öğretmenimiz Aysun Türkmenoğlu’nun liderliğinde korolar oluşturulup şarkılar, türküler, marşlar söylendi, çoşanlarda oynadılar. Saat 17.00 sıralarında okulumuz sahiline motordan inilirken katılanlar birbirlerine iyi tatiller diliyor Derneğe de seneye yine beraber olma dileği ile teşekkür ediyorlardı.




 

PİLAVA GELEN HOCALARIMIZ İLE HASRET GİDERDİK, GÖZLERİMİZ
GELMEYEN HOCALARIMIZI ARADI
 

Sabanur DEMİRİZ-96
 

Pilav günümüzü çok güzel geçirdik. Uzun bir gün oldu. 96 mezunları olarak katılım fena değidi ama daha iyi de olabilirdik. Öğretmenlerimizi göremedik. Gözlerimiz çok aradı onları ama birkaçı hariç yoktular...
Hep çok zarif bulduğum Rabia hocam, etrafı hep sevenleri ile sarılı olduğu için sadece selamlaşabildiğim ama hiç sohbet edemediğim Oktay hocam, güler yüzü ile bizi karşılayan ama benim, yüzünde hep gizli bir hüzün hissettiğim Ayşen hocam, her seferinde ışıldayan gözleri ile bizi karşılayan , her zaman derin bi saygı duyduğumuz Mehmet Genç hocam, resim dersini pek sevmesem de , sevenleri çok iyi anladığını düşündüğüm Mehmet Balta hocamız pilavda bizimle beraber olan öğretmenlerimizden bazılarıydı. Ama
Lise yıllarımda bazı arkadaşlarım çok zor bir hoca olduğunu düşünse de benim hep hayran olduğum Oya Aksoy hocam, bizi çok sevdiğini bildiğimiz ve bizim de onu çok sevdiğini bildiğimiz İbrahim Aktay, hiç sevmediğim geometri dersinde bize yıllar sonra bile gülerek anlatacağım anlar yaşatan Zarif İncetürk, kahkahası ile bize pozitif enerji veren Özden Yaltırakla yüzündeki tebessümü sevdiğim Meliha Kesemen, disiplinini pek çok arkadaşım ser bulsa da benim kendine has tarzını sevdiğim ve yıllardır gömediğim
serviste anaç uyarılarını aldığım, sözlüye kaldırdığında da sorularını cevaplandıramazsam mahçup olurum duygusuyla kalbimin çarpıntısını duyabildiğim Remziye hocam, derslerinde gülme krizine girdiğimiz “felsefe mantık dersi nasıl bu kadar eğlenceli olabilir” diye düşündüğüm Mehmet Çayoğlu hocamız, şu anda hemen aklıma gelmese de bizde iz bırakan , emek veren pek çok anı bırakan hocalarımızı aradı gözlerimiz. Bir dahaki sefere onların katılımını nasıl sağlayabiliriz, acaba kırgınlıkları mı var, yoksa pilava gelmelerini engelleyen sağlık problemleri mi var, yoksa biz onları özlerken onlar bizleri özlemediler mi?
Ki buna inanmam, Ben pilavda onları da görmeyi çok isterdim, çünkü ben onları özledim.

 

“DELİ” HASTA OLSA DA
“DELİ” ASKER OLSA DA
ADI “KABATAŞ DELİSİ”DİR
 

Nejat GÖZEN-69

• Pilav gününün ertesi gün İzer Çulhağil ağabeyin ameliyatı vardı. Anıl İzer Ağabeyi pilava getirtmek için tam teşeküllü ambulans bile hazırlatmıştı ama doktorlara olan saygıdan dolayı
bu işten vazgeçildi. İzer Ağabey “ Bir görüneyim” diye gittiği hastanede tutuklu kalınca pilavdan da oldu... “Bilseydim tutuklu kalacağımı pilav sonrasında giderdim” dediyse de oldu bir kere...
“Kabataşlılık “ söz konusu olunca akıllı tek kişi gördünüz mü?
• “Kabataşlılık” bir “Sevda Deliliği”dir kardeşler...Tıpkı Serkan’da olduğu gibi... Askerliğini yapıyor,
birliğine yeni gitmiş ve çarşı iznine çıkmış... Baktım ki okula giden teknede karşımda... “Firardayım Ağabey, ve de pilavdayım...kaçırır mıyım hiç...” dedi. Pilavdan erken ayrılıp zamanında birliğine dönecek olması içimi rahatlattı.
Sanki “Kabataşlılık” söz konusu olduğunda “Deliler dünyasıdır Kabataş”
“Deli “Hasta olsa da...
“Deli” Asker olsa da...
Adı “Kabataş Delisi” dir. Çünkü onlar sadece “ KABATAŞLILAR” dır.

 

 

SEZONUN SON “DOSTLAR KAHVESİ” 2006 VE 2007 MEZUNLARI İÇİN ADETA
“YAZA HOŞ GELDİN” PARTİSİ OLDU

 

Her sene olduğu gibi yaz tatiline girmeden son “Dostlar Kahvesi”ni bu yıl da 24 Haziran 2007 Pazar günü yine okulumuz sahilinde kantinin önünde yaptık. Kabataşlılar Derneği tarafından her ayın son Pazar günü yapılan “Dostlar Kahvesi” adlı açık büfe sabah kahvaltısı 24 Haziranda 5. yılını doldurdu ve eylül ayında tekrar başlamak üzere tatile girdi. Her ay çeşitli yaş gruplarından mezunların katıldığı Dostlar Kahvesinde bu ay 2006 mezunları ile diplomalarını 2 gün önce alan 2007 mezunları çoğunluğu teşkil ediyorlardı. Havanın aşırı sıcak olması , herkesin tatil yerlerine kaçması özellikle eski mezunların katılımlarının azalmasına sebep olmuş ama öğretmenlerimizin bir kısmı bizimle olmuşlardı. Dernek yönetim kurulu üyelerimizden kahvaltı nöbetinde olanlar sabahın erken saatlerinden itibaren mutfağa gelerek hazırlıkları tamamlamış, saat 11.00 de her zamanki gibi eksiksiz ve zengin bir açık büfe ile katılımcıların karşısına çıkılmıştı. Havanın sıcağına rağmen deniz kenarında zaman zaman esen rüzgar bizi serinletti. Hatta kahvaltı bittikten sonra bile katılımcılar tentelerin gölgesinde geç saatlere kadar oturdular bazıları da promosyon şapkalarımızı satın alarak başlarını korumuş oldular. Kahvaltı sonrası herkes birbirine iyi tatiller dileyerek sonbaharda buluşmak üzere okuldan ayrıldı.

 

 

KABATAŞLILAR NİKAH VE DÜĞÜNLERİNDE GÖNDERİLECEK ÇİÇEK YERİNE PARASINI
KABATAŞLILAR DERNEĞİNE BAĞIŞLATIYOR

Kabataş mezunlarının Kabataşlılar Derneği ile dayanışmalarına yeni bir örnek daha ortaya çıkmıştır. Artık Kabataş mezunlarından nikah ve düğün yaparak evlenecek olanlar, davetiyelerine “Çiçek göndermek isteyenlerin onun yerine Kabataşlılar Derneğine bağışta bulunmalarını “ isteyen not yazdırmaktadırlar.
Böylece evlilik gibi mutlu bir olaya verilecek olan çiçek paralarının Kabataşda okuyan öğrencilerin burs fonuna yatırılmasını sağlayarak yine hayırlı bir işe dönüştürülmesine sebep olmaktadırlar. Son olarak da Dilek ve Levent Bozkaya çifti de nikah davetiyelerinde çiçek yerine Kabataşlılar Derneğine bağış yapılmasını istemişlerdir. Kendilerine Kabataşlılar Derneği olarak teşekkür eder, mutluluklar dileriz.

 

KABATAŞLILAR “TÜRK SANAT MÜZİĞİ”
KOROSU KURUYOR, KATILIMCI ARIYOR


Okulumuz mezunlarının çoğunlukta olduğu İstanbul Kültür ve Musiki Derneği ile Kabataşlılar Derneği beraber bir çalışma yaparak Türk Sanat Müziği seven sesi güzel veya bir müzik aleti çalabilen Kabataşlıları bir araya getirerek bir Kabataş Korosu kurma hazırlıklarına başlamışlardır. İstanbul Kültür ve Musiki Derneği ile Kabataşlılar Derneği daha önce de beraber çalışmalar yapmış, senede 3-4 kere Hamdi Saver salonunda Türk Sanat Müziği konserleri tertiplemişlerdir. Gelen istekler doğrultusunda yaz sonunda çalışmalar başlamak üzere Kabataşlılar Türk Sanat Müziği Korosu kurulmasına karar verilmiştir. Koroda görev almak isteyenler Kabataşlılar Derneğini arayarak müracaatta bulunabilirler.