Derneğimiz              
 
 

KABATAŞLILAR BÜLTENİ - SAYI 19

Mayıs 2007

Bültenler Ana Sayfasına Dön

MART AYININ “DOSTLAR KAHVESİ”NDE HER YAŞTAN KATILIMDA
 BULUNAN MEZUNLARIMIZ VE AİLELERİ İLE YAZ SAATİNE UYUM SAĞLAMAYA ÇALIŞTIK


“Dostlar Kahvesi “ adı altında her ayın son Pazar günü Kabataşlılar Derneği tarafından organize edilen “Açık Büfe  Sabah Kahvaltısı”nın bu ayki 25 Mart 2007 günü saat 11.00 de okulumuz kantininde yapıldı. Bir gece önceki “Kış Yemeği”nin organizasyonundan sonra 2-3 saatlik uykuları ile gelen Yönetim Kurulu üyeleri büfenin hazırlanmasında ,yorgun ama mutlu bir şekilde paylaşım içindeydiler. Saat 11.00 e kadar gelen hiçbir kimsenin olmaması o gece başlayan “Yaz Saati’nin azizliği mi ?” diye düşünürken salon birden bire dolmaya başladı. Büfeye sıraya giren katılımcılar daha sonra da sınıf arkadaşları ile oturarak gruplar halinde kahvaltılarını keyifli bir şekilde ederek çaylarını yudumladılar. Bültenimizde geçen ayki kahvaltıya az kişi olarak katıldıklarını yazdığımız 1956 mezunları yazımızı protesto eder gibi 1957 mezunlarından da takviye alarak kalabalık bir şekilde gelmişlerdi. Son mezunlarımız 2006 lılar da artık kahvaltılarda buluşmaya kararlı bir şekilde çoğunluktaydı. Şu anda okulda okumakta olan ve hafta sonlarını da okulda geçiren kardeşlerimiz de bizimle birlikte oldular. Bu ayki misafirlerimiz arasında okulumuzun ilk kız mezunlarında bir grup ta birlikteydiler. Önceki aylarda kahvaltıya katılanlardan arzu edenlerin de gönüllerince büfeye yiyecek katkısında bulunduklarını görenlerden de bu ay eli dolu gelenler çoğunlukta idi.1969 mezunlarımızdan Nejat Gözen ağabeyimiz de 2 tepsi börek ile kahvaltıya katkıda bulunanlar arasındaydı. Havanın oldukça güzel olması katılanların yemek sonrası deniz kenarını tercih etmelerine sebep oldu. Genel sponsorumuz Finansbank da bizimle beraberdi ve Dernek Başkanımız İlhan Orhun yaptığı açıklama ile Finansbank dolayısı ile yapılan bağışların önemini anlattı ve Kabataş logolu hazırlanan özel Finansbank kartını tanıttı. Toplantılarımızın değişmez fotoğrafçısı Ali Polat da bol bol çektiği resimler ile bu kahvaltımızı da ölümsüzleştirdi. Bir dahaki toplantıyı daha güzel bir havada ve bahçede yapabilme dileğiyle dağıldık.

 

 

 

YAPILAN AÇIK ARTTIRMADA BURS FONUNA BAĞIŞ SAĞLANDI

GELENEKSEL “KIŞ YEMEĞİ”MİZ VE 82 MEZUNLARININ
PLAKET TÖRENİ ÇOK HAREKETLİ GEÇTİ,GECEYE
MİLLİ TAKIMIMIZIN ZAFERİ DE AYRI BİR ÇOŞKU KATTI
 


Kabataşlılar Derneği tarafından bir gelenek haline getirilen ve her yıl Mart ayı içinde “Kış Yemeği” adı altında yapılan yemek bu yıl da 24 Mart 2007 Cumartesi gecesi okulumuz Hamdi Saver salonunda yapıldı. Her yıl olduğu gibi bu sene de mezuniyetlerinin 25. yılını dolduran 1982 liler de 25. yıl Anı Plaketlerini yapılan törenle yemek esnasında aldılar. Aylardır yapılan duyurular sonucu haberdar olan1982 liler rezervasyonlarını yaptırarak eşleri ile yemeğe katılarak 25 senedir buluşamadıkları sınıf arkadaşları ile beraber olup hasretlik giderdiler. Derneğimizin eski başkanlarından Taner Kıral ile Yönetim Kurulu üyemiz Nabi Cücük te bu yıl plaket alanlar arasındaydılar. Yemek öncesi katılanlar fuayedeki kokteylde bir araya geldiler. 82 mezunlarının yanı sıra çeşitli yıllarda mezun olan Kabataşlılar da yemeğe ilgi göstererek katılmışlardı. Protokol olarak davet edilenlerden ise Okul Müdürümüz Recep Memiş ve eşi, Vakıf Başkanımız Erol Demirdöven ve eşi, Vakıf Onursal Başkanımız Cahit Kocaömer ,eski Okul Müdürümüz Korel Haksun, eski Dernek Başkanlarımızdan Nusret Selen, Taner Kıral ve Naci Karaağaç ile eşleri, Feriye Lokantası işletmecisi ve bize gecenin nefis yemeklerini hazırlatan Vedat Başaran ile Müdür başyardımcımız Emeti Akanpınar ve Müdür yardımcımız Şemsettin Dana da bizimle birlikte idiler. Kokteyl sonrası yemek salonuna geçildiğinde Dernek Başkanımız İlhan Orhun açılış ve “hoş geldiniz” konuşması sonrasında 82 lilerin içinden çıkan eski dernek başkanımız Taner Kıral’a teşekkür ederek bir plaket verdi, ayrıca döneminin yönetim kurulu üyelerine de teşekkür etti. Kabataşlıların bütün toplantılarında her türlü kolaylığı sağlayan Feriye Lokantası işletmecisi Vedat Başaranı’ı davet eden İlhan Orhun kendisine Derneğimizin Logosunu taşıyan altın yaldız işlemeli bir tabak hediye etti. Çok duygulanan Vedat Başaran da yaptığı teşekkür konuşmasında derneğimiz hakkında olumlu düşüncelerini dile getirdi. Feriye’nin nefis yemekleri servis edilirken önce derneğimiz hakkında katılımcılara bilgi verildi sonra da belinden kısa süre önce ameliyat geçirmesine rağmen gecemize katılan Dernek eski başkanlarımızdan Nusret Selen kürsüye davet edildi. Selen de kendisi ile beraber çalışan yönetim kurulu üyeleri “3 lü çete” diye adlandırdığı Taner Kıral, Nabi Cücük ve Gökhan Acartürk’ü daha sonra da Hasan Duvan ve Sami Erkişi’yi davet ederek onlarla anılarını paylaştı. Bu tip organizasyonlarda sahnelerin değişmez ismi Nabi Cücük bu sefer plaket alacak 82 liler arasında olduğu için yerini radyo ve Tv lerde dj lik yapan “şeker cocuk” lakaplı Cüneyt Varol’a bırakmıştı. O da yaptığı espirilerle geceye renk kattı. Sıra ile sahneye davet edilen 82 liler anı plaketlerini alarak birlikte hatıra resimleri çektirdiler. Yemeğin başka bir sürprizi ise Fuayede kurulan dev ekrandan seyredilen Türkiye-Yunanistan milli maçı idi. İlk golü Yunanistan’ın atması ilk dakikalarda morali bozarken sonradan Türk Milli takımımızın attığı 4 gol ile gelen galibiyetimiz sonrası coşku ve sevinç çığlıkları ile salona dönenler masaları yerine dans pistinde yerlerini aldılar. Gecenin bir başka sürprizi ise sunucu Cüneyt Varol’un yönettiği müzayede oldu. Altın kaplama Kabataş amblemli bir tabağın ortaya konulduğu açık arttırma sonunda Dimes Meyve Suları’nın sahibi Erol Diren ‘de kalırken müzayede’nin bitmesine rağmen Taner Kıral , 3 Fen D ile 3 Fen C nin 82 mezunları ile 82 li iş adamı Haluk Trabzon ve 88 ile 92 yılı mezunları da yaptıkları gönül bağışları ile Derneğimiz Burs fonuna bağışta bulunmuş oldular. Daha sonra kürsüye gelen eski Dernek Başkanlarımızdan Prof. Dr. Naci Karaağaç gecede izlediklerinden çok duygulandığını kendi yönetimi sırasında burs için müracaat edenlerin yetersiz ekonomik durumlarını çok yakından gördüğünü bu sebeple burs
bağışlarının onları yaşam kalitesinde çok önemli bir yer tuttuğunu anlatarak bağışçılara şükranlarını sundu. Gece ilerleyen saatlerde tekrar beraber olma dilekleri ile son buldu.
 



“PİLAV GÜNܔ BELLİ OLDU 3 HAZİRAN 2007 PAZAR
10.00 DA KABATAŞ’TAYIZ
 


Kabataşlıların her yıl heyecan ve zevkle bekledikleri geleneksel “PİLAV GÜNܔmüzü bu yıl da 3 Haziran 2007 Pazar günü saat 10.00 da okulumuz bahçesinde yapıyoruz. En büyük Kabataş Bayramı olarak ilan ettiğimiz Pilav Günü’müzü her yıl olduğu gibi bu sene de Okulumuz Müdüriyeti’nin ev sahipliğinde Kabataşlılar Derneği tertiplemektedir. Yurt dışından ve yurt içindeki 81 ilimize dağılmış Kabataş Mezunlarını senede bir gün okul ve sınıf arkadaşları ile birleştirmeyi amaç edinilen Pilav Günü’nde bir taraftan eski anılar tazelenirken diğer taraftan pilav, ayran ve tulumba tatlısından oluşan günün menüsü birlikte yenilecek, o gün için hazırlanmış özel etkinlikler izlenecektir. Her yıl 5000 civarında Kabataşlı’nın katıldığı ve bu yıl daha fazla katılımın beklendiği Pilav Günü yaklaşırken duymayanlar için gazetelere ilan verilecek ayrıca web sayfası, bülten ve e-posta kümelerinde de çağrı yayınlanacaktır. Her yıl olduğu gibi Anadolu yakasında oturanlar isterlerse Üsküdar’dan kalkacak ve Beşiktaş’a uğrayarak okula gelecek özel motora binebileceklerdir.Pilav Günü’ne sponsor olmak isteyen Kabataşlılar ve Kabataş dostları dernek idari büromuzu arayarak bilgi alabilirler. Unutmayın ! Kırmızı – Siyah ’lıların buluştuğu yer 3 Haziran 2007 Pazar sabahı saat 10.00 da Kabataş Erkek Lisesi bahçesi olacaktır.

 

 

BU YIL İLK DEFA 1947 MEZUNLARI ALACAK
MEZUNİYETLERİNİN 60. YILINI DOLDURANLARA
 PİLAV GÜNÜ
ANI PLAKETİ VERİLECEK



Kabataşlılar Derneği’nin Kabataş Mezunları için başlattığı ve mezuniyetlerinin 15, 25,40. yıllarını dolduranlara verilen anı plaketi geleneğine bir yenisini daha ekleyerek 60. yıl mezunlarına da Pilav Günü sırasında birer anı plaketi verilmesi kararı almıştır. Bilindiği gibi önümüzdeki ilk Cumhuriyet Bayramı Balosundan itibaren mezuniyetlerinin 15. yılını dolduranlara verilecek anı plaketleri dışında kış yemeği sırasında 25 yıllıklara, yaz yemeği sırasında da 40 yıllık mezunlara anı plaketi verilmekteydi. Bunun dışında Kabataş Eğitim Vakfı da 50. mezuniyet yılını dolduranlara her Mayıs ayının ilk haftasında anı plaketi vermektedir. Mezuniyetlerinin 60 yılını doldurmuş bazı üyelerimizden gelen dilekler doğrultusunda yönetim kurulumuz da ilk olarak 1947 mezunlarından başlamak üzere her sene pilav günü töreni sırasında 60. yıl anı plaketi vermeyi kararlaştırmıştır. Bütün Kabataşlıların bir araya geldikleri bu anlamlı tören sırasında konuşmalardan sonra verilecek bu plaketler ile bütün Kabataşlılar bu ağabeylerini tanıyacak onların sevinç ve övünçlerini beraber paylaşacaklardır. Derneğimiz üyesi olmadığı için bizde kaydı bulunmayanlardan 60 yıl plaketi almak isteyenler dernek idari büromuza başvurarak kayıt yaptırabilirler.

 


BU YIL 1967 MEZUNLARI ANI PLAKETİ ALACAK
“YAZ YEMEĞİ” 13 HAZİRAN’DA,



Kabataşlılar Derneği tarafından her yaz sezonunun başında yapılmakta olan geleneksel YAZ YEMEĞİ bu yıl da 13 Haziran 2007 Çarşamba akşamı Feriye Lokantası’nın yazlık bahçesi olan boğaz kıyısında yapılacaktır. Her sene olduğu gibi bu yemek sırasında da Kabataş Erkek Lisesi’nden 40 yıl önce mezun olan 1967’liler birer anı plaketi alacaklardır. Boğaz kıyısında , müzik ve şovlar eşliğinde, Feriye’nin lezzetli menüsünü tadarak eğlenecek olan katılımcılar eski sınıf arkadaşları ile de bir araya gelerek anılarını tazeleyeceklerdir. Eski öğretmenlerini, muzipliklerini , okuldan kaçışlarını ve aldıkları cezaları hatırlayarak okul günlerine dönecek olan katılımcılar unutulmaz bir gece geçireceklerdir. Kabataşlılar ile Kabataş Dostları ve anı plaketi almak isteyen 1967 mezunlarının dernek idari büromuzu arayarak rezervasyon yaptırmaları beklenilmektedir.

Kabataşlı olmak sadece Kabataş Erkek Lisesi’nde okumak değildir. Kabata’ta okumak onların ailelerini, eşlerini, çocuklarını hatta anne ve babalarını da etkileyen bir oluşumdur. Bunun için Kabataşlılar bir aile dir, Kabataşlılık ayrıcalığında ve geleneğinde bunun önemli bir yeri vardır. Bu konuda 70 mezunu Haldun Ünsal’ın Kabataş’ta okumayan ama okuyanlar kadar Kabataşlı olan kızı Beste Ünsal’ın yazısını aşağıda aynen veriyoruz:

 

“BENİM KABATAŞLI AMCALARIM”
 

Çocukken herkes masumdur. Bütün çocuklar samimidir. Anlaşamadıklarında, en fazla o gün küserler. Ertesi gün çimlerde yine birlikte koşarlar, sonra yine kavga ederler, sonra yine barışırlar. Çünkü onlar çocuktur. Bu dönemde edinilen dostluklar, hayatın başka hiçbir döneminde edinilemez. Çocukluk dostluklarının yeri her zaman başkadır. Hele ki bu çocukluk dostlukları, Kabataş gibi yatılı bir okulda edinilmişse, onun yeri hepsinden başkadır. Her çocuğun oraya geliş sebebi farklıdır.Bir kısmının maddi sıkıntıları vardır, imkanlar dardır. Çocuk başarılıdır, sınavı kazanır. Ailenin çocuğu için yapabildiği en iyi şey, onu, eğitim yuvasının güvenli ellerine teslim etmektir. Gözyaşları içinde ayrılınır. Aile hasretiyle o çocuk haliyle başa çıkmaya çalışır. Bazı çocukların durumu daha da zordur. Anneleri ölmüştür. Babaları, eşinin kaybını sindiremezken, çocuklara nasıl bakacağını bilemez bir haldedir. Baba, çocukları yatılı okula verir. Kendince doğru karardır ama annelerini kaybeden çocuklar bir anda evlerinden de olurlar. Gözyaşları yine sel olur. Bazılarının ailesi de, çocuğunun iyi eğitim alabilmesi için “Eti senin, kemiği benim.” diyerek öğretmen hanıma teslim ederler çocuğu. Terbiye kazanacaktır, adam olacaktır. Çocuk panik içinde gelir okula, korkuyordur. Zaman geçer. Çocuklar kısa sürede alışırlar birbirlerine. Çocuklardır ne de olsa. Yapılan şakalar, etüdler, yatakhane maceraları, öğretmenin verdiği cezalar, hiçbirine doyum olmaz. Burada zaman zaman sıkıntı yaşasalar da, dostları herşeyden başkadır. Sürekli birlikte olmanın kaçınılmaz ve mutlu sonu, bu güzel dostluklardır.Ben, bu çocuklardan birinin kızıyım. Babamın Kabataşlı dostları, benim “amcalarım.” Çünkü onlar birbirlerine kardeş gibi yakınlar. En sıkıntılı anlarımızda ailece yanımızda olan, pikniklerde deliler gibi koşturduğumuz, çocukluğumu güzelleştiren, ergenliğimdeki tüm asabiyetimi ciddiye alıp, benimle büyük adammışım gibi konuşan, sıkıntılarımı dinleyip bana nasihatlar veren bir sürü “Kabataşlı amcam” var benim.
Ben hiç Kabataşlı olmadım ama Kabataşlı olmanın manevi nimetlerinden o kadar çok faydalandım ki.. Bana öyle güzel örnek oldular ki.. Gerçek dostluk, dayanışma ne demek, ben onlardan öğrendim. Çocukluk dostlarıyla bir araya gelen 50 küsur yaşındaki kimisi genel müdür, emekli, profesör, öğretmen olan bu “amcalar” bir araya gelince nasıl çocuk olup, birbirlerine karpuz fırlatıp, karpuzu suratına yiyen emekli müdür amca, kızıp bağrınınca, diğerlerinin pis pis gülerek saklanacak delik aradıklarını ve küsen bu dostlarının gönüllerini almak için nasıl seferber olduklarını, yatılı günlerden kalma şakalarla, sessiz film oynarken, iki rakip grup bir olup, hedef kişiye “Maymunlar Cehennemi” filmini anlattırıp, bir türlü anlayamıyormuş gibi yapıp, kahkaha krizine boğulmayı onlardan gördüm. Mide kanaması geçiren arkadaşını hastaneye ziyarete gelirken, börek ve profiterolle gelen kişi ancak bir Kabataşlı olabilirdi. O hastane odasındaki muzur ve sevgi dolu muhabbetleri ben onlarda gördüm. Bunların hepsini, çocukluklarını yatılı okulda geçirmiş, sevgiyi ve dostluğu düstur edinmiş Kabataşlı amcalarımda gördüm. Hoşgörüyü, sevgiyi, saygıyı, zor günlerde destek olup, mutlu günlerde sevinci paylaşmayı onlardan öğrendim.Benim hayattaki en değerli dostlarımdan biri, bu amcalardan birinin kızıdır. Kendimi bildim bileli o hep benimledir, hayatımdadır. Ondan habersiz geçen iki günüm yoktur. Sık görüşemesek de, diğer Kabataşlı amcalarımın çocuklarıyla bir araya geldiğimiz her seferde en az amcalarımız kadar birbirimize kenetleniyoruz çünkü onlar bizim Kabataşlı amcalarımızın çocukları, bizim çocukluk arkadaşlarımız. Belki genç mezunlar veya çocukları henüz küçük olan mezunlar bu ayrıntıyı gözden kaçırabilir. Kabataş’ta edindikleri dostluklar sayesinde çocukları da dost olabilirler ve bu çok özel bir şeydir. Dediğim gibi.. Kabataş’ta öğrenci olarak hiç bulunmadım. Ama ben “Babadan Kabataşlı”yım ve Kabataşlı dayanışması nasıl bir şeydir, biliyorum. Babamın ve amcalarımın Kabataşlı olmalarından, biz çocukları, her zaman gurur duyduk. Bu duygunun derinliğini ve benim hissettiklerimi, ancak sizin çocuklarınız anlayabilir... :)Herkese sevgi ve saygılarımla,
                                                                                                                           Beste Ünsal (Haldun Ünsal ’70)


EFSANE HOCAMIZ ZERİA BALİ’Yİ ZİYARET ETTİK


Okulumuzda yaşamış en eski ve en tanınmış öğretmenlerimizden biridir Zeria Bali... Biyoloji dersini okuyanlar da okumayanlar da Zeria öğretmenlerini tanırlar, hiç bilmeyenler de okulumuz bahçesindeki büstünden kendisini bilirler. Oturduğu evini bile Kabataşlı öğrencileri için bağışlamış “Kabataşlıların Zeria Hocası “ dır. 5 Nisan 2007 günü Okulumuz Müdürü Recep Memiş ,Dernek Başkanımız İlhan Orhun ile 1948 mezunu ağabeyimiz Cevdet Kihtir ve 2003 mezunu üyemiz Alpaslan Birol kendisini ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerinde bulundular.Bu ziyaret resimlerinin Kabataş E-posta gruplarında yayınlanması üzerine 1969 mezunu Nejat Gözen ağabeyimiz Zeria Bali hocamız için aşağıdaki yazıyı kaleme aldı. İzni ile yayınlıyoruz :

“ZERİA HOCAM BENİM”

“Zeria Bali” , bizim zamanımızda ; “Zeria Öğüt” idi. Benim için ise ; “Zeria Hocam”.4 senelik Kabataş hayatımın 3 senesindeki “Zeria Hocam”.Hani derler ya ; “…Erkek gibi kadın…Sözünü esirgemeyen…”Erkek arkadaşına açtığın her derdini ; paylaşabileceğin kadar da ;sana yakın…“Ne diyecek, nasıl fırça atacak ?” diye ; karşısında tir tir titrediğin…Haklı bulduğun için de ; nasıl fırça atarsa atsın ; sesini çıkaramadığın…“…Gerekirse hesabını bir tek seninle görür…” diye bildiğin…Güvendiğin. Sana inanmışsa ; “Müdür”ünün bile önünde duracak kadar yürekli. “Biyoloji”de bile ; bir fırsatını bulup Atatürk’ten konu açan bir Cumhuriyet sevdalısı.“Öğretim” kadar , “Eğitim” için de ; kendini paralayan bir “Gönüllü”…Elleri öpülesi “Zeria Hocam” benim…Yıl 1965.Kabataş’ın birinci sınıfındayım “Kuş”lardan yani…Bize tembihlenen hocaların başında ; “Zeria” geliyor ;“…Terstir, fırçasının altından kalkamazsınız…” gibi…Ufak ufak kendini göstermede.Tembihler doğru. Ama ilk sınavlarda sorun yok…Geçinip gidiyoruz.Yaşım ; 13-14 . İkinci dönem.Benim saç durumu ; yani kellik , ortaokulda başlamış.. Eee gençlik ; herhalde , var bir kompleks o günlerde... Ama ben farkında değilim…Ne yapmışsam , nasıl bir kompleks görüntüsü sergilemişsem ; “Zeria Hocam” fark etmiş…Bir gün 4.saatteyiz.Sonrası yemek teneffüsü…Karınlar iyice aç…Zil çaldı …Toparlanmaya başladık.Bana baktı ; “…Nejat sen kal…” dedi…Sınıfa döndü ; “…Çıkın hepiniz ; afiyet olsun…” !!!Bütün Kabataş başıma yıkıldı gibi geldi. Acaba ne yapmalıydım da ; bu boş sınıfta , bu dört duvar arasında , şimdi “Zeria” ile baş başa ! idim.Allah’ım ne günah işlemiştim…? Neredeyse nefes bile alamıyordum…Çantasını , kitaplarını,notlarını topladı. Kürsüden indi…Yanımdaki sıraya oturdu.Bana baktı ve konuştu :“Bak gözlerin de ne kadar güzel…” !!!“Boyun da kısa sayılmaz…” !!!“Elin ayağın da düzgün…” !!!!!!!!!! Sonra ; “…Bak evlat “ dedi….“…Saçını çok dert ediyorsun ; etme…”Erkek” , sadece saç demek değil….Önemli olan , bu kafanın dışı değil ;içi…..Sonra.”Tam bir teneffüs boyu ; saçımla ilgili ,kendime bile itiraf edemediğim , O’nunla fark ettiğim , ne kadar kompleksim varsa ; bir bir anlattı bana…O konuştukça ; ben rahatladım. Sanki ; ağırlıklar bir bir kalktı üstümden…Sanki ; acılar bir bir çıktı içimden…Bu teneffüs sonrasında ; yavaş yavaş başlayarak ; sonraki yaşamımda ; “kel saçım”la ilgili hiçbir derdim olmadı benim.Bir terapi gibiydi…Beni hiç bırakmadı ;”Zeria Hocam” halletmiş ,çözmüştü işi….Yıl 1969. Kabataş’ımın 4.son senesi. Şubat ayı Ankara’ya bir gezideyiz. Ankara Atatürk Lisesi’nin davetlisiyiz.Yatakhanesinde kalacağız. Kafilede ,aramızda Zeria Hocam da var… Cemile Kin Hocam’ın kızı da…Muhtelif sınıflardan kardeşler ve diğer bazı hocalar da…Gidenleri nasıl seçmişler bilmiyorum.İçlerinde ben de varım…Yaklaşık bir haftalık bir gezi. Bir gece programda ; eğlence var. Klas bir gece kulübü…Müzikli bir yer Alkollü içki müsaadesi var mı ; hatırlamıyorum.! Fakat ; bir şeyler içtiğimizi de hatırlıyorum…! Nasıl hatırlamam ; bazı diğer hocaların muhalefetine rağmen ; müsaade Hocam’dan... Kıdemliyiz ya ; müsaadeyi ben almalıyım. “Ağabey”liği koymuşum ortaya . Kendisinden ne görmüşsem ; öyle yapmışım…Kırmamış beni. Sorumlu da benim…Ama tembihliyiz ; “…herkes en fazla 1 tane….” !!! diye. Sonuçta saçmalayan yok…Abartan yok…Üzen yok…Saygıda kusur yok. Nefis bir gece geçiriyoruz.Müzik harika… Masada , Zeria
Hocam’ın sağ karşı çaprazındayım. Oturduğu yerden hafifçe öne kaykılıp , döndü masaya ; şöyle dedi:“…Bu masada, beni ve bu hanımları dansa kaldıracak beyler nerede ; yok mu…?”Hayatımda , bir öğretmenimle ilk ve son dans edişimdi….Hiç unutamadığım anlarım…Tam 4 yıl geciken teşekkürümü , bir gece boyu ; defalarca yerine getirdiğim ; anlarım…Minnet borcumu ödediğimi sandığım ; ama hala ödeyemediğimi bildiğim anlarım.………………Kardeşim, dostum İlhan Orhun’un paylaşımını okurken ve bakarken ; Çırağan Set üstü ve bunlar geldi aklıma…“Keşke , aralarında ben de olsaydım…” diye kıskandım…Ama iyi ki yokmuşum…Düğümlenirdi laflar gırtlağıma ; konuşamazdım…Nemlenen gözlerim ; tam göremezdi Zeria Hocam’ı…Şu andaki halim gibi…Zeria Hocam’a acil şifalar diliyorum.O öpülesi ellerini saygı ile öpüyorum ; Atatürkçü , “eğitimci” ; “Zeria Hocam” benim… Sevgi ve saygılarımla…

                                                                                                                                                    Nejat Gözen - 69
 

SEVİNDİKLERİMİZ


• 1985 mezunu dernek üyemiz Engin Aydın’ın bir kız çocuğu dünyaya geldi.
Kabataşlılar Derneği olarak küçük Ela Nur’a sağlık dolu bir yaşam diler Aydın ailesini kutlarız.
• 1992 mezunu Koray Duran 21 Nisan 2007 de Duygu Yılmaz ile evlendi.
Kabataşlılar Derneği olarak hayat boyu bir yastıkta kocasınlar dileriz.
• Derneğimiz ile Finansbank arasındaki ilişkilerde büyük yardımları dokunan Bireysel Müdür
yardımcısı Hande Gönülsök Finansbank Maçka Şubesi müdürlüğüne tayin olmuştur.
Kabataşlılar Derneği olarak yeni görevinde başarılar dileriz.
 

ÜZÜLDÜKLERİMİZ

 • Vakıf eski başkanlarımızdan ve derneğimiz kurucu üyelerinden Erdal Dumanlı’nın eşi İkbal Dumanlı
11 Nisan 2007 tarihinde bir ameliyat geçirmiştir.
Kabataşlılar Derneği olarak geçmiş olsun der sağlıklı bir yaşam dileriz.
* Okulumuz emekli kimya öğretmenlerinden Necla Açıkgöz vefat etmiştir.
• Kabataş Mezunlar ve Mensupları Derneği’nin onursal başkanı Recep Sebilik ağabeyimiz ölüm
yıldönümü olan 22 Nisan 2007 tarihinde mezarı başında Kabataşlı kardeşleri tarafından anılmıştır.
• Okulumuz emekli felsefe öğretmenlerinden Aliye Ediz’in 14 Şubat 2007 de babası vefat etmiştir.
• 1982 mezunu dernek üyemiz Hikmet Çoşkun’un babası 16 Mart 2007 de vefat etmiştir.
• 1962 mezunu dernek eski başkanlarımızdan Nusret Selen’in kayınpederi 24 Nisan 2007 de vefat etmiştir.
• 1970 mezunu dernek üyemiz Hasan Çalık’ın babası 25 Nisan 2007 de vefat etmiştir.
Kabataşlılar Derneği olarak merhume ve merhumlara Allahtan rahmet, acılı ailelerine başsağlığı dileriz.
 

 

 BASINDA KABATAŞ


• Kahramanmaraşlı iş adamı Kipaş Denim AŞ. nin kurucusu Hanefi Öksüz lise öğrenimini Kabataş Erkek
Lisesi’nde yaptı. ( 01.03.07- Referans Gazetesi özel eki )
• Müteahhit Ali Ağaoğlu liseyi okuduğu Kabataş Erkek Lisesi Vakfı’na Ümraniye’de bir arsa bağışladı,
üzerine de değeri milyon dolarla ölçülen bir okul yaptırıyor.
( 06.03.07 – Hürriyet Gazetesi Kelebek ilavesi)
• Karikatürcüler Derneği ve Beşiktaş Belediyesi’nin birlikte tertiplediği 12. Nehar Tüblek Karikatür
Yarışması’nın ödül töreninde Kabataş Erkek Lisesi Vakfı’nın özel ödülü de İbrahim Ersaraç’ın oldu.
( 08.03.07- Bizim Gazete, 09.03.07- Dünya Gazetesi, 10.03.07- Bugün Gazetesi)
• Hürriyet Gazetesi yazarı Cengiz Özdemir lise öğrenimine Kabataş Erkek Lisesi’nde başladı.
(10.03.07- Hürriyet Gazetesi, 07.04.07- Özgür Kocaeli Gazetesi)
• Küçük İskender Kenan Evren’e yazdığı açık mektupta “ Kabataş Erkek Lisesi’ndeki eğitimimi okulun
koridorlarında dolaşan askerlerin arasında zaman zaman da çoplanarak tamamladım” diyor.
(10.03.07- Radikal Gazetesi Cumartesi eki )
• “OKS’nin kaldırılmak istenmesindeki sorun Anadolu Liseleri değil , Galatasaray, İstanbul ve Kabataş
Erkek Liselerine kim gidecek ? Onlar için kopuyor .”
(13.03.07- Posta Gazetesi , Yazgülü Aldoğan )
• Gazeteci Hakkı Devrim 1947 de Kabataş Erkek Lisesi’ni bitirdi.
(15.03.07- Best Sigorta Dergisi)
• Hakkı Devrim “Hayatımda 2 defa rozet takmışlığım vardır. Birincisi Lisede Kabataş Erkek Lisesi rozeti,
Kadıköy’de maçlara giderken de Fenerbahçe rozeti.
(18.03.07- Radikal Gazetesi)
• Gazeteci Mehmet Demirkol “ Galatasaray Liseliler olarak 20 yıl önce Milliyet Müzik Yarışmalarının
öncesinde Taksim’de meydan sava.ı yapardık. Genelde de Kabataş Erkek Lisesi ile...Yüzlerce öğrenci
birbirimize girerdik.” ( 20.03.07- Milliyet Gazetesi Mehmet Demirkol )
• Gazeteci Emin Çölaşan “Birkaç hafta önce Kabataş Erkek Lisesi öğrencileri, mezunları ve hocaları
Arasında yapılan ankette birinci seçildim ancak ödül törenine katılamamıştım. Masa başından ayarlanmayan bu ödüller benim için büyük onurdur. “ dedi.
(21.03.07- Hürriyet Gazetesi Emin Çölaşan)
• Denizcilik Camiasının ünlü ismi Bodrumlu Ahmet Koral da Kabataş Erkek Liesi’nden mezun olmuş.
(29.03.07- Referans Gazetesi)
• Tasarımcı ve butik marangoz dükkanı sahibi eski DJ Yalçın Sargut Kabataş Erkek Lisesi’nden mezun
olmuş. ( 31.03.07- Hürriyet Gazetesi Cumartesi eki )
• Eylül Reklam’ın kurucusu ve genel müdürü Ali Güler Kabataş Erkek Lisesi’nde yatılı okumuş.
(01.04.07- Bizim Market Gazetesi)
• Vefat eden gazeteci Ayhan Yetkiner liseyi Kabataş Erkek Lisesi’nde bitirmiştir.
( 04.04.07- Yeni Nesil Gazetesi, Hürses Gazetesi, Bizim Gazete)
• Prof. Dr. Ali Uras Liseyi Kabataş Erkek Lisesinde bitirmiş.
(04.04.07- 12 Adam Dergisi )
• Aralarında Kabataş Erkek Lisesi’ninde bulunduğu 15 köklü lise’nin kurduğu vakıfların konseyi TEVDAKeğitimde seferberlik çağrısı yaptı.
(08.04.07- Hürriyet Gazetesi İnsan Kaynakları eki Nuran Çakmaklı)
• İnan Kıraç Kabataş Erkek Lisesi’ndeki TEVDAK toplantısında bir konuşma yaptı.
(11.04.07 – Hürriyet Gazetesi )
• “Kabataş Erkek Lisesi’nden mezun olduğu anlaşılan Gökhan Bağcılar oğlunun okulunun adını değiştiren
orman bakanı Osman Pepe’ye sesleniyor. “ Ben de Kabataş Erkek Lisesi’nin kısaltılmış adının (KEL)
olmasından rahatsızlık duymaktayım. İsminin Osman Pepe Erkek Lisesi (OPEL) olarak değiştirilmesini istiyorum. Böylece daha havalı olur kanaatindeyim “ diyor.
(01.04.07- Milliyet Gazetesi Melih Aşık )
• Kabataş Erkek Lisesi’nden Sedat Aybars Nazlıca Mayıs ayında Uluslar arası Felsefe Olimpiyatında
Türkiye’yi temsil edecek ekibe seçildi.
(01.04.07- Cumhuriyet Gazetesi Pazar Dergisi)
• Milli Prodüktivite Merkezi Yönet.m Kurulu Üyesi Bedirhan Çelik liseyi Kabataş Erkek Lisesi’nde bitirdi.
(01.04.07- Kalkınmada Anahtar Verimlilik Dergisi)
• Milliyet Yazarı Hasan Pulur Kabataş Erkek Lisesi’nde sınıf arkadaşları ile bir edebiyat dergisi çıkartmış.
(14.04.07-Milliyet Gazetesi)
• Cahit Berkay iyi müzisyen olduğu kadar iyi de eğitim almış. Kabataş Erkek Lisesi’nden sonra İktisat
Fakültesi’ni bitirmiş. (24.04.07- Dokuz Sütun Dergisi, Şemsi Sıklım)
• Berk Dershanesi Kabataş Erkek Lisesi dahil köklü birçok okula etüt düzenliyor.
(26.04.07- Posta Gazetesi Özel eki)
 

 

 KABATAŞ ANILARI



Bültenimizde bugüne kadar Kabataş anılarından bahsederken genellikle eski mezunlarımızın okul ve öğretmenleri ile ilgili anılarına yer veriyorduk. Bu tabii ki doğal olarak erkek arkadaşlarımızın anılarıydı. Ama 1996 dan itibaren okulumuzda kız öğrenciler de bulunmakta onların da okulları ile anıları bulunmaktadır. İşte bu sefer ilk kız mezunlarımızdan birinin Belma Kahraman’ın internette de yer alan bir anısına yer veriyoruz:

 

“İLK KIZLAR OLARAK ERKEKLERDEN NELER ÇEKTİK”

“Kabataş anıları hayatımızda çok büyük bir yer tutar. Çoğunlukla da derse geç kaldığım için kantinden kutu kutu tebeşir almak zorunda kalmışımdır. Ayrıca kız öğrenciler olarak teneffüsün ilk dakikalarında kantine girebilmemiz

zor olduğu için teneffüsler yetişmeyince derslere de çoğunlukla yetişemediğim oluyordu. Biz ilk kız mezunlar daha çok (bizi istemediklerini yüzümüze haykıran) önceki dönemin erkeklerinden çektik. Üzerimize sis bombası
atılması, kantin anıları, kafamıza yediğimiz leblebiler ile tebeşirlerin haddi hesabı yoktu. Ama en çok da bir öğle teneffüsünde faka bastık. Üç arkadaş (üçten aşağı dolaşmak makbul değildi.) sahilde turluyorduk. Deniz tarafında bir öbeklenme olduğunu fark ettik. Öbek biz yaklaşırken ikiye ayrıldı bir kısmı yolun bina tarafına geçerek iki yanımız da tutulmuş oldu. Bir komploya kurban gideceğimizi anladığımız halde geriye dönmeyi yediremediğimiz için bir şeyler olacak duygusuyla yürümeye devam ettik. Yaklaştıkça bizi görmemiş gibi davranıp aralarında da duyabileceğimiz şekilde “ Geliyorlar”, “bakmayın”, açık etmeyin misinayı fark etmezler takılırlar” gibi konuşmalarla bize göre yakayı ele vermişlerdi. Derin bir nefes alıp yolumuza devam ettik. Misinanın üzerinden ayağımızı kaldırarak takılmadan geçtik. Neden göremedik acaba? Maalesef öyle bir misina yoktu ki zaten...Taktir ettim, ne diyeyim ki bizi faka bastırmış endişelendirmişlerdi.Ama onlar kadar eğlendiğimi hatırlıyorum. KABATAŞIMI SEVİYORUM. “
                                                                                                                                  BELMA KAHRAMAN 1996
 



NİSAN AYI “DOSTLAR KAHVESİ”NİN
EV SAHİPLİĞİNİ 97 MEZUNLARI YAPTI


Her ayın son Pazar günü okulumuzda yapılan “Dostlar Kahvesi” adı altındaki açık büfe kahvaltımızı 29 Nisan 2007 Pazar günü 1997 mezunlarının organizasyonları ile yaptık. Kabataşlılar Derneği tarafından bir gelenek haline getirilen “Dostlar Kahvesi” bugüne kadar her ay Yönetim Kurulu üyelerimizin şahsi katkıları ile yapılmakta ve katılanlardan da arzu edenler beraberlerinde getirdikleri yiyecekler ile katkıda bulunmaktaydılar. Nisan ayı kahvaltısında bir ilk yaşandı ve kendi arzuları ile organizasyona talip olan yönetim kurulu üyemiz Mahmut Bıyık ile 1997 mezunu arkadaşları büfeyi şahsi katkıları ile donatarak ev sahipliğini üstlendiler. Sabahın erken saatlerinde hazırlıklara başlayan arkadaşlarımız el birliği ve heyecan ile masayı zengin bir şekilde donattılar. Günün ayrı bir özelliği de sabah Vakıf Genel Kurulunun olması sebebiyle gelenlerin olması, Çağlayandaki Atatürk Mitingine katılacak olanların da okulda toplanmalarıydı. Bu sebeple erken açılan büfe bu katılımcıları da ağırladı. Havanın güzel olması yüzünden sahilde kantin önünde yapılan kahvaltıya bu ay 50. yıl anı plaketini vakıftan alacak olan 1957 mezunları ile organizasyonu yapan 1956 lılar ve dernek yönetim kurulumuzdan katılarak Anakara’ya ATA’ya saygı ve Anıtkabir Ziyaretine gidenler katılamadılar.


OKULUMUZDA TEMMUZ AYINDA 3 AMERİKALI
LİSE ÖĞRENCİSİ MİSAFİRİMİZ OLACAK

Kabataş Erkek Lisesi Eğitim Vakfı ‘nın organizasyonu olarak yurtdışındaki ülkelerle öğrenci değişimi kapsamında Temmuz ayında Amerika Birleşik Devletlerinden gelecek 3 öğrenci 6 hafta boyunca misafirimiz olacak. Lise seviyesinde eğitim gören gelecek öğrenciler okulumuz öğrencilerinin velileri ile mezunlarımızdan gönüllü olanların aileleri yanında misafir edilecekler. 6 hafta boyunca Türk ailesini ve yaşantısını izleyecek olan misafir öğrenciler e ayrıca Kabataş Erkek Lisesi ile Kabataşlılık ruhu ile geleneğini de tanıtmış olacağız.

“ KABATAŞLI GEZGİN “ EROL AKPULAT DİA GÖSTERİSİ YAPTI

Kabataş mezunları arasında en çok dünya seyahati yapan ve derneğimiz üyesi de olan Erol Akpulat ağabeyimiz
gezdiği yerlerde yaptığı slayt çekimleri ile seyahatlerinde gördüklerine bizleri de ortak etmektedir. Okulumuzda yaptığı gösterilerle okuyan arkadaşlarımıza da bilgiler sunan Akpulat Nisan ayı içinde her yıl yaptığı gibi Beyoğlu Türkcell binasında bir dia gösterisi daha yaptı. Büyük ilgi gören seyahat resimlerini kalabalık bir dinleyici grubu izledi.

HALİÇ ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ KABATAŞLI AĞABEYİMİZ ERGUN GÜRPINAR
KABATAŞLI ÖĞRENCİLERLE SOHBET ETTİ


Kabataş Erkek Lisesi’nde okuyan eski mezunlar ile henüz okumakta olan Kabataşlı kardeşlerimizi kaynaştırmak ve onlarda Kabataş ruhu ile geleneğini pekiştirmek için yapılacak sohbet toplantılarından biri daha 27 Nisan 2007 Cuma günü Hamdi Saver salonunda yapıldı. Konuşmacı olarak katılan Haliç Üniversitesi öğretim üyesi Kabataşlı ağabeyimiz Ergun Gürpınar okumakta olan kardeşlerimizle yaptığı sohbette önce Kabataş anılarını sonra da yurtiçi ve yurtdışı anılarını anlattı. Kabataşlı kardeşlerimizin ilgiyle izlediği sohbet toplantılarına devam edilmesi istenmektedir..

 

 

KABATAŞLILAR DERNEĞİ ÇAĞDAŞ
İLETİŞİMDE AŞAMAYA DEVAM EDİYOR

 

Kabataş Erkek Lisesi’nde okuyanlar ile mezunlarını ve Kabataş Dostlarını bir araya getiren Kabataşlılar Derneği onlara okuldan, dernek ve vakıf faaliyetlerinden ve sınıf arkadaşlarının birbirlerinden haberler verebilmek

yapılanları ve yapılacakları iletebilmek için web sayfası, e-posta grupları, bülten ve dergi ile sms kanalı kullanarak iletişimi en iyi şekilde sağlamaya çalışmaktadır. Bu yeniliklere bir yenisini daha katan dernek okulumuz C kapısına “Akan yazılar” panosu yerleştirdi. Feriye Sineması ile Lokantası ve Kültür Sitesinin de girişinin bulunduğu C kapısının arkasındaki iç kapının üzerine yerleştirilen 25 cm yükseklikte ve 2,5 metre boyundaki Akan Yazılar dijital panosu gece ve gündüz 24 saat ışıklı harflerle okulumuz ve derneğimiz ile ilgili haberleri yoldan geçenler ile gelenlere ulaştırmış olacaktır.

 

 

“OKUL KÜTÜĞÜ “MANYETİK ORTAMA GEÇİRİLDİ

KABATAŞLILAR DERNEĞİ 100.YIL KUTLAMALARI
İÇİN BASILI VE GÖRSEL ESERLER HAZIRLIYOR

 

Kabataş Erkek Lisesi’nin 2008 yılında kutlanacak olan 100. Yıl Kutlamaları içinde görev alan Kabataşlılar Derneği yapabileceklerini bir proğrama bağlayarak hazırlık çalışmalarına başlamıştır. Anıl Cansızoğlu, Andaç Tulgarlar, Jülide Kadıoğlu ve Alpaslan Birol dan oluşan bir komite tarafından bugüne kadar Kabataşta okuyanların yer aldığı “Kabataş Kütüğü” manyetik ortama geçirilerek kullanılıma kazandırılmıştır. Mahmut Bıyık ve arkadaşları da Osmanlıca yazıları günümüz Türkçesine çevirerek okuyabileceğimiz hale getirmişlerdir. 42 bin kadar Kabataşlının okuduğu ve Kabataş’taki set üstünde İdadi olarak başlayan okulumuzdan gelip geçenlerin , yaşanan olayların ve ünlü kişilerle, Balkan ve Çanakkale ile Kurtuluş Savaşında verdiğimiz şehitlere de böylece ulaşılmış olabilinmektedir. Kütüğün daha sonra kitaplar halinde yayınlanması düşünülmektedir.Ayrıca Kabataşlılar Derneği 100. Yıl Kutlama Komitesi yapılacak faaliyetlere ait bütün kırtasiyenin basımı ve temini, 100. Yıl Belgesel Kitabı, Şehitlerimiz Belgesel Kitabı, Kabataş Ansiklopedisi, 100. Yıl Belgeselinin de hazırlanması ile ilgili çalışmalara da başlamıştır. 100. Yıl Belgeseli için Kabataş mezunu ve 32. Gün Yayın Yönetmeni Rıdvan Akar ile temasa geçilmiş, katılma ve yardım sözü alınmıştır.

 

 

ARTIK KİMSE “KABATAŞ AMBLEMİ” VE “LOGOSU” NU
GELİŞİGÜZEL KULLANAMAYACAK

 


Okulumuzun geçmişinden günümüze kadar bütün baskılı malzemelere bakıldığında Kabataş Erkek Lisesi’nin göğsümüzde kullandığımız rozetinden kırtasiyesine ve broşürlerine , bayraklarına kadar çeşitli görünümlerde çizilip kullanıldıkları görülmüş, 100. yılını kutlamaya hazırlanan bu kuruma bir standart getirilmesi kararı verilmiştir.
Okul, Vakıf, Dernekler ve Kabataş adı geçen her yeri kapsayacak olan bu standartlar için Kabataşlılar Derneği okul müdürlüğünün onayı ile bir çalışma yapmış, basılı şekilde “KURUMSAL KİMLİK VE GRAFİK STANDARTLAR KLAVUZU” yayınlanmıştır. Bundan böyle Kabataş’a ait bütün kurumlar herhangi bir materyale okul amblem ve logosunu basmak ihtiyacı duyduklarında Dernek, Vakıf ve Okul Müdürlüğüne dağıtılmış olan bu katoloğu alarak orada tarif edilmiş olan renk, şekil ve niteliklere uymak zorundadırlar. Kabataşlılar Derneği tarafından finanse edilen bu katolog çalışmasında amblemin çizimleri Kabataş mezunu derneğimiz üyesi Suat Nazaroğlu’nun “Ortak İletişim” şirketinde hazırlanmış, Katalog olarak Dernek Başkan Yardımcımız Cevat Ongun tarafından tasarlanmış, baskısı Dernek Sekreterimiz Murat Avcı tarafından Ak Basımevinde yapılmış, dış klasörü ise 79 mezunu Ertuğrul Ergüven’in sahibi olduğu firmada hazırlanmıştır. Böylece Kabataş Erkek Lisesi kurumlaşma yolunda bir adım daha atmış bulunmaktadır.

 

 

KABATAŞLILAR DERNEĞİ KABATAŞ ERKEK LİSESİ’NİN
100. YIL ANITSAL ESERLERİ ÇALIŞMALARINA BAŞLADI

 

 

Kabataşlılar Derneği olarak 5 Nisan 2007 tarihli Yönetim Kurulu’nda 100.YIL İÇİN YAPILACAK ANITSAL ESERLER ile ilgili yapılacak çalışmalar için karar alınmış olup yapacaklarımızı açıklayarak sizlerle paylaşmak istiyoruz:
1- KABATAŞ ŞEHİTLER ABİDESİ : Bildiğiniz gibi Kabataşlılar Derneği olarak 1908 yılından bugüne tüm kütüklerimizin manyetik ortama alınmasını sağladık. Bu çalışma içerisinde Osmanlıca Kütüklerimizin günümüz
Türkçesine çevrilmesi ile Balkan, Çanakkale ve ilk meclisin kurulmasına kadar geçen süre içinde silah altına alınıp şehit olan Kabataşlıları da tespit etme imkanımız oldu. Bu bilgilerin Genel Kurmay Başkanlığından teyidi sonrasında en doğru bilgiye ulaşmış olacağız. Bu vatan uğruna şehit olan tüm mezunlarımızın isimlerinin yer alacağı Kabataş Şehitler Abidesi 100. Yılımızda önce Okulumuz Bahçesine, birebir örneği gerekli izinlerin alınması halinde Çanakkale’de Kabataşlıların şehit oldukları tahmin edilen tepeye dikilecektir.
2- 100. YIL ANITI : Okulumuzun 100. yılını tasvir eden bir anıt olarak tasarlanacaktır.
3- MİNİATÜRK KABATAŞ PROJESİ : Tüm mimari eserlerin birebir modellendiği “MİNİATÜRK” bünyesinde hem Balyan ailesinin örnek eserlerinden biri olması hem de okulumuzun kurumsal tanıtımına önemli katkıda bulunduğuna inandığımız bir Kabataş Erkek Lisesi modelinin yer alması sağlanacaktır.

4- ULUSAL MÜCADELE GRAVÜRLERİ: Okulumuz A ve B kapıları girişlerine Kurtuluş savaşımızı tasvir eden köşelerin yapılması planlanmaktadır.
5- KABATAŞ SEMBOLÜ : Kabataş Erkek Lisesi’nin sembolik olarak betimlendiği bir sanat çalışmasıdır.
6- 100. YIL MÜZESİ: Okulumuzun mevcut müzesinin 100. Yıl Çalışmaları kapsamında elden geçirilmesi ve eksik görülen detayların tamamlanması öngörülmektedir.
7- 100. Yıl KAPISI: Feriye ve Kültür Sitemizin girişi olarak da kullanılan C kapısının eski tarihi ve kültürel şekline yakışacak şekilde görüntüsünün değiştirilerek adının 100. YIL KAPISI olarak değiştirilmesi için hazırlık incelemelerine başlanmıştır.
Kabataşlılar Derneği 100. Yıl Çalışma Komitesi bu eserlerin yapılmasında 1949 mezunumuz MSÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ruşen DORA rehberliğinde çalışmaktadır. İlgili eserlerin hayata geçirilmesi için yapılacak yarışma ve sponsorluk çalışmaları üyelerimiz ile paylaşılacaktır. KABATAŞLILAR DERNEĞİ

 

 

KABATAŞ ERKEK LİSESİ EĞİTİM VAKFI
GENEL KURULUNU YAPTI EROL DEMİRDÖVEN
VE EKİBİ 2. DEFA YÖNETİME SEÇİLDİLER

 

Kabataş Erkek Lisesi Eğitim Vakfı kuruluşunun 20. yılında 29 Nisan 2007 Pazar günü olağan genel kurulunu Hamdi Saver salonunda yaptı ve eski başkan Erol Demirdöven ve arkadaşları tekrar yönetime seçildiler. Her 2 senede bir tüzük gereği yapılan olağan Mütevelliler toplantısı katılan mütevellilerin çoğunluğunu sağlanması ile yapıldı. Olağan gündem ve raporların okunmasından sonra eski yönetim ibra edilerek aklandı. Seçimlere eski başkan Erol Demirdöven ile Prof. Dr. Necdet Aras iki ayrı liste ile katıldılar . Gizli oyla yapılan seçimde 12 oy farkı ile eski başkan Erol Demirdöven ile ekibi göreve getirildiler. Eski yönetimden ufak değişiklikler ile tekrar göreve gelen Yönetim Kurulu ile Denetleme Kuruluna Kabataşlılar Derneği olarak Başarılar Dileriz.

 

 

“ATA’MIZI VE ANITKABİRİ KABATAŞLILAR OLARAK ZİYARET ETTİK”
1957 MEZUNU AĞABEYLERİMİZ İLE OKUYAN KARDEŞLERİ
YİNE ANKARA YOLLARINDA BİRLİKTE OLDULAR


 

İlki geçtiğimiz sene yapılan ve artık bir gelenek haline gelen Kabataştan mezun olmalarının 50 yılını kutlayarak plaket alacak olanların “Ataya Bağlılık ve Anıtkabiri Ziyaret” amaçlı Ankara Seyahati bu yıl da 27, 28, 29 Nisan 2007 tarihlerinde yapıldı. Aşağıda Derneğimiz adına katılan Nabi Cücük’ün anılarını bizlerle paylaşıyor:
“ 26 Nisan gecesi bir Fenerbahçeli olarak kupadan elenmenin derin üzüntüsünü yaşayarak uyudum. Gece saat 02.00 yi gösterdiğinde garip bir heyecanla uyandım. Oysaki dört buçuk saat sonra yola çıkacaktık. İhtiyar delikanlı 57 mezunu Kabataşlı ağabeylerimle. Organizatörümüz 56 mezunu Eray ERDOĞAN ve en az benim kadar mikrofonu seven Ulvi Şöhretoğlu ağabeyimiz önce direk sevgili Ahmet Taner Kışlalı’ yı ziyaret edeceğimizi, ertesi gün ise Ata’mızın huzuruna çıkacağımızı söylemişti. İlkini geçen yıl 56 mezunları ile yaptığımız bu anlamlı ziyaretin keyfini bildiğimdendi belki de kaçan uykumun nedeni. Her ne kadar kupadan elenmenin üzüntüsüne bağlasalar da nedenini ben biliyordum. Hareket ettik 27 nisan sabahı Mecidiyeköy’den. Derken Bostancı ver elini Ankara. Sabah uyku mahmurluğu yorgunluk ve uykusuzluk hiç biri engel olamadı otobüsün mikrofonunu elime almağa. Kaldı ki dönene kadar.Genç 56 ve 57li ağabey-arkadaşlarım değerli eşleri yanında lisemizden 4 öğrenci ve ikide çok değerli öğretmenimiz,ayrıca Kabataşlılar Derneğini temsilen , Ercan Hanoğlu ağabeyim ve eşlerimiz ve de küçük Batuhan Kemal Cücük vardı. Yol boyunca fıkralar şarkılar anılar anlatıldı Ramazan’ın otobüsünde. Molalar yemekler derken 14.30 da 57 mezunu Ahmet Taner Kışlalı’nın kabrindeydi arkadaşları. Kışlalı’nın değerli eşi Nilüfer Hanım ve kızı 9 yaşındaki Nilhan ‘da yanı başındaydı arkadaşlarının. 1 dakikalık saygı duruşundan sonra konuşmalar yapıldı. Sıra eşine geldiğinde “ Ne olur üzülmeyin bakın kızım Nilhan’ da artık üzülmüyor ve biliyor ki önceden bir olan ağabeyi,amcası ,babası şu an yüzlerce. Çok daha güçlüyüm ve de mutluyum sizlere ne kadar teşekkür etsem azdır bizlerin ayakta kalma sebebisini” dediğinde kimse gözyaşlarını tutamıyordu. Kabir’ den ayrıldık ve bir başka arkadaşları genç yaşta vefat eden Temo ‘yu (Temoçin Oğuz) ziyaret ettik. Akşam saatlerinde Ankara Kabataşlılar Derneğindeydik. Bizler için hazırladıkları kokteylin ardından kaleye çıkıldı. Son derece neşeli geçen geceyi 57 mezunu arkadaşlarım kendilerine özgü şarkıları BİZDEN ÖNCE GİDENLERE SELAM OLSUN ERENLER’İ okudular ve gelenekleri gereği ayağa kalkarak şarkılarını sonlandırdılar. Ertesi gün 10.30 da Ata’nın Huzurunday’dı Kabataşlılar. Ruhi Özcan’ın kabire çelenk koymasının ardından deftere arkadaşları adına Tuna Saraçoğlu ön sayfada verdiğimiz yazıyı yazdı..Oradan Beypazarı’na geçildi ve emekli valimiz .Doğan Ünlüsoy karşıladı bizleri. Yine Kabataşlı Hüsnü Bayramoğlu ağabeyimizin keyifli mekanlarında geçirdiğimiz neşeli dakikalardan sonra İstanbul’a geldik. İhtiyar delikanlı arkadaşlarım kardeşlerim ve değerli öğretmenlerimle geçirdiğim 3 koca güzel günün sonucunda ne kupa acısı kalmıştı ne üzüntüsü. Keşke her Kabataşlıya nasip olsa böyle anlamlı etkinlikler. Sevgilerimle


NABİ CÜCÜK 1982

 

57 MEZUNLARI ATAMIZIN KABRİNDE ANT İÇTİLER

 

 

Bu sene Anıtkabire giderek Atamızın Kabrini ziyaret eden 57 mezunu Kabataşlı Ağabeylerimiz adına Tuna Saraçoğlu’nun şeref defterine yazdıkları aynen aşağıdadır:

Sevgili Atatürkü’müz

Sen hayata gözlerini yumduğunda bizler yeni doğmuştuk. Işığını yansıtan öğretmenler elinde yetiştik. Sonra dağıldık yurdun dört bir yanına. Feyiz aldığımız bu okulun adı Kabataş Erkek Lisesi idi. İşaret ettiğin yönün yılmaz ve ödün vermez takipçisi olan,kimi de seni görme bahtiyarlığına ermiş öğretmenlerimiz bizlere erdemlerini anlatmışlar,ilkelerini benimsetmişlerdi. Bugün 50.yılını idrak eden mezunlar olarak İçimizde sana karşı hep yaşayacak olan sevgimizle saygımızla geldik huzuruna. İlkelerini ve emanet ettiğin Cumhuriyeti yaşatmaya ant içmek için.28.04 2007 Kabataş lisesi 50.yıl 57 mezunları adına

 

Tuna Saraçoğlu